Dinar Haberleri Websitesine Hoşgeldiniz.
DİNAR İMAM-HATİP LİSESİ’NİN İLK AÇILDIĞI GÜNLER
Köşe Yazısı Tarihi : 16-02-2010       
İsmet Mere
ismet.mere@mynet.com

( Manevi Penceremiz )
“Geçmiş zaman olur ki hayali, cihan değer”

Dinar Imam-Hatip Lisesi kurulalı aşağı yukarı 35 yıl oldu. Emeği geçenlerin bir kısmı rahmetli oldu, bir kısmı da hayli yaşlandı. Gelecek nesillere bilgi aktarımına yardımcı olmak amacıyla bu okulumuzun kurulduğu yıllara ait hatıralarımı aktarmayı uygun gördűm.
************
Ben Ankara’ya geleli iki ay kadar olmuştu.Daha eşyalarımı Giresun’dan getirmemıştim bile. Çocuklarımı da Dinar’a bıraktığım için Site Öğrenci Yurdu’nda bana bir oda tahsis etmişlerdi, orada kalıyordum. Bir yandan da kiralık ev arıyordum.

Din Eğitimi Genel Műdűrlűğűnde şube műdűr yardımcılığı görevine atanmıştım. Sabah dolmuş kuyruğuna girip bakanlığa ulaşıyor, saat 8.00 - 17.00 arası bakanlıkta dışarıya çıkmadan çalışıyor, mesai çıkışı tekrar dolmuş kuyruğuna girip Site Öğrenci Yurduna dönűyordum. Temmuz sıcaklarında Ankara zor geliyordu. Ramazan ayı da tam Temmuz ayına rastlamıştı.Yıl 1975 ti. O tarihe kadar okullarda yönetici olarak çalıştığım için bakanlıktaki çalışmaya alışamamıştım.

O sıralarda Tűrkıye’nin birçok yerinde olduğu gibi, Dinar’da da Imam-Hatip Lisesi açılması proğrama alınmıştı. Bunu öğrenir öğrenmez genel műdűrűmű odsında ziyaret ederek bu okulu kurma arzusunda olduğumu belirttim. Genel műdűrűm Şevki Bey’in o andaki sözleri hala kulaklarımda çınlamaktadır :
« Ismet Bey ! Biz, senin gece-gűndűz demeden çalıştığını, çalışkan bir kişi olduğunu biliyoruz. Bakanlıkta senin gibi çalışkan elemanlara ihtiyacımız var. Ben seni kaybetmek istemem ama ısrar edersen engellemem » demişti. Ben Dinar’a gelmek için ısrar edince ertesi gűnű műdűrlűk kararnamemi çıkarmışlardı.

Alt yapısı olmayan yöneticiliklere « Bir műdűr-bir műhűr » tabiri kullanılır. Ben de Dinar’a bu btabire uygun şekilde gelmiştim. Okulun sadece adı vardı. Ne binası ne herhangi bir malzemesi yoktu. Ancak Imam-Hatip Lisesi Yaptırma ve Yaşatma Derrneği faaliyette idi. Dernek yönetiminde ise (rahmetli emekli tapucu) Yaşar KűÇÜK , (rahmetli) Ibrahim Kılıçoğlu, İlhan Tarlacı, Mehmet Gűven vardı. Zamanın belediye başkanı (merhum) Fevzi Başyiğit’in kűçűmsenemeyecek yardımlarıyla Yeniyol Ilkoulu’nun kenarında tahsis ettiği arsaya, dernek yönetimi tarafından zemin katın kaba inşaatı tamamlanmış halde idi ben geldiğimde.

Bizim için Dinar Lisesi binasının doğu tarafında bulunan 4 derslikli işlik binasının tamamını bize tahsis ettiler. Binanın űç odasını sınıf olarak, diğer bir sınıfı da hem műdűr, hem műdűr yardımcısı ve hem de öğretmenler odası olarak kullanmaya başladık. İlk yıl 120 öğrenci kaydettik, 3 sınıf yaptık.
Ilk etapta bir műdűr, bir md. Yardımcısı, bir meslek dersleri öğretmeni (Rifat Topuz), bir matemetik öğretmeni (Abdullah Albayrak) , bir sosyal bilgiler öğretmeni (rahmetli Hayati Yıldırım), daha sonra Raşit aydın (meslek dersleri öğretmeni olarak atanmıştı. Műdűr yardımcılığına Hayati Yildırım’ı teklif ettim ve atandı. Onun istifası űzerine Rifat Topuz, daha sonraları onun da ayrılması ile Şűkrű Parıldar md. Yd. olmuştu. Bu arada bir memur ve iki hizmetli kadrosu verildi. Bu kadrolara sınavla memurluğa Ahmet Karakaş, hizmetli olarak da Şenol Alaş ve Şerif Aslan atandı. O sırada Dinar Lisesi’nin iyi yetişmiş, çalışkan bir memuru vardı : Adı da Ramazan Gűrbűz’dű. Memurum Ahmet Karakaş’ı zaman zaman onun yanına gönderdim, başarılı bir memur olarak yetişmesine yardımcı oldu, sağolsun.

Okulumuzu yaptırma derneğimiz daha ilk etapta, henűz daha bűro ödeneklerimiz gelmeden önce bűtűn bűro ihtiyaçlarımızı karşıladı. Daha ilk yılda tam teşkilatlı okul bando takımımızı kurarak resmî bayramlara çıkardık. Dernek yöneticilerine bir kere daha teşekkűr etmek istiyorum. Ölenlerine Allah’tan rahmet, hayatta olanlara sağlık ve huzurlu hayat diliyorum.

Kuruluş yılı olması sebebiyle beni çok hummalı bir çalışma bekliyordu. Her şeyden önce zemin kat kaba inşaatı zorla bitirilebilmiş olan binamızın tamamlanması gerekiyordu. Bunun için de önce bina műlkiyetinin Milli Eğitim Bakanlığı’na devri, arkasından da ödenek ayrılması gerekiyordu. Benim Ankara’dan merkezden gelmiş olmam işleri kolaylaştırıyordu. Zira Genel Műdűrlűkteki arkadaşlar beni tanıdığı için sıkıntımız olmadı. Birkaç kere bu iş için Ankara’ya gidip geldim. Afyon milletvekili A.Ihsan Ulubahşi ile belediye başkanımız rahmetli Fevzi Başyiğit’in yardımlarını anmadan geçemiyeceğim. Ayrıca o sırada Dinar Kaymakamı olan Sayın M.Halef Cevrioğlu’nu da burada yâdetmek istiyorum. M.E.B. Teftiş Kurulu Başkanı merhum Bedrettin Alogan tarafından yazılı olarak yapılmış olan “bakanlık műfettişliği” teklifini de sırf bu işleri tamamlamak amacıyla reddetmiştim.

Çalışmalarımızın sonucunda, yeterinden fazla miktarda ödenek ayırttık. Ihaleyi Afyon Bayındırlık Műdűrlűğű yaptı. Ihaleyi Dinar’dan Mehmet isminde bir műteahhit almıştı. Ödenek artınca tarafımızdan bir de lojman yapılmasını teklif ettik ve okulumuz bir de lojmana kavuşmuş oldu. O yıl yaz aylarında Dinar’da içme suyu sıkıntısı vardı. Su şebekesi henűz yenilenmemişti. Yűksek yerlere ancak gece yarısından sonra su çıkıyordu. Gece yarısından sonra inşaatımızın betonlarını bizzat kendim suladım. Ertesi yıl inşaatımızı bitirip yeni binamıza taşındık. Okul binamızın zemin katı ben ayrıldıktan birkaç yıl sonra olan bir depremde hasara uğrayarak gűçlendirme yapıldı. 1995 depreminde ise hasar görmedi.

Her yıl öğrenci sayımız artıyordu. Bununla orantılı olarak öğretmen kadromuz da artıyordu. Ilk yıllarda bir kısmını Lise’den, bir kısmını da ilk okullardan karşılamıştım. Ilk okullardan; Osman Bilecik, Cafer Aktűrk, rahmetli Osman Çimen gelmişlerdi ilk yıl.

Öğrencilerimizin çoğunluğu köylerden geliyordu. Bir kış mevsiminde bazı öğrencilerimi evlerinde ziyaret etme fırsatım oldu. Çoğunluğunun soğukta ders çalışmak durumunda kaldığını tespit etmem űzerine akşamları okulun kaloriferlerini söndűrmeyip, istekli ögretmen arkadaşlarımdan belletici ögretmenler görevlendirip okulda akşamları ders çalışmaları için etűd saatleri dűzenlemiştim. Nitekim bu çalışmalarımız karşılığını buldu ve benim görevli olduğum devrede okuyan öğrencılerimizin çoğu yűksek tahsillerini tamamlayarak şimdi devletimizin yűksek kademelerinde görev aldılar Allah’a şűkűr.

Yıllar geçti,öğrenci ve öğretmen sayımız arttı Hatta Burdur Imam Hatip Lisesi’nden bir ögrencim (Hasan Karaca) okuluma fransızca öğretmeni olarak geldi. Zaten öğretmenliğin en mutlu yönlerinden birisi de : Değişik zaman ve yer diliminde eski öğrencilerinizden birisiyle karşılaşmak olsa gerek.

1975 Ağustosundan 1980 Eylűlű’ne kadar műdűrlűk görevine devam etmiştim. 12 Eylűl 1980 öncesi yurt dışı sınavlarına girip kazanmıştım. 12 Eylűl ihtilali Cuma gűnű olmuştu, Salı gűnű de Diyanet’ten benim yurt dışına gönderilme yazım geldi. Ihtilal, bizim tayinlerimizi durdurmamıştı.15 Eylűl’de Belçika için Dinar’dan ayrıldım. Benden sonra sırası ile: Mustafa Ocak, Ali Kahyatepe , Sururi Altun ve şu anda M.Ali Tuzcu műdűrlűk görevini yűrűttűler. Benim ayrıldığım sıradaki okul kadromuzun fotoğrafını (o zamanın kalitesi ile) takdim ediyorum.
15 Eylűl 1980 itibariyle Dinar İmam-Hatip Lisesi personeli: Fotografı.
Yazıyla İlgili Ziyaretçi Yorumları

Sayın hocam;
Öncelikle selamlarımı sunar o mübarek ellerinizden hürmetle öpüyorum.Bende sizin öğrencilerinizdenim Bademli köyünden okula gelir giderdim.Öüle vakti öğle yemeği arasında bize ayrılan 12/A sınıfında öğle yemeği sırasında ziyaret eder,bizim yufkalardan her bir öğrencinin azığından biraz biraz alır,bizlere afiyet olsun der daha sonra evinize giderdiniz.Ayrıca çok başarılı bir idareciydiniz.Sizleri şükranla anıyor,daha nice mutlu,sağlıklı,huzurlu uzun yıllar diliyorum.Ellerinizden öpüyorum hocam. ( 08-10-2010 / 12:27:54 )

Ramazan Aydın

Hocam sizden sonraki müdür sanki Mehmet OCAK idi. Yada ben yanlış hatırlıyorum.
Saygılarımla ( 19-05-2010 / 23:48:35 )

Mehmet Arif Topuz

Değerli Hocam,

Zor zamanda ve zor şartlarda temelini attığınız binanın içerisinde yetiştirmiş olduğunuz öğrencilerden biriyim. Sizin her zaman vatanperver duygularınızla sabahın erken saatlerinde kulaklarımızın pasını temizleyen " Mehter marşları " bugün hala yüreklerimizin derinliklerinde çınlıyor.

Sizin attığınız tohumlar bugün meyveye durdu. Sizleri ve zor şartlarda hizmet eden tüm eğitimcilerimizi şükranla anıyoruz. Sizler bizlere sadece bir öğretmen değil, anne , baba gibi vatan ve milletine sadık birer insan olmamızı istediniz. Sizlere yürek dolusu sevgilerimi iletiyor, mübarek ellerinizden hürmetle öpüyorum.

Nazım YILDIRIM
1975 Yılı ilk öğrenciniz ( 09-03-2010 / 10:41:49 )

Nazım Yıldırım
  Ziyaretçi Yorumu
 
Bu Yazarın Diğer Yazıları