Dinar Haberleri Websitesine Hoşgeldiniz.
ÇOCUK TERBİYESİNDE AİLENİN ÖNEMİ
Köşe Yazısı Tarihi : 10-03-2010       
İsmet Mere
ismet.mere@mynet.com

( Manevi Penceremiz )
Çocuklarımız geleceğimizin sigortasıdır. Bizlerden sonra bayrağı teslim alarak űlkemizi ve insanlarını daha ilerilere taşımaları için kendilerine gűvendiğimiz varlıklarımızdır. Bundan dolayı bir toplumun genç nesillerinin eğitimi ve terbiyesi son derece önemlidir. Bu terbiye de ailede başlar.
Aile ise bir toplumun temel taşıdır. Sağlam, dűrűst, çalışkan, kűltűrlű … ailelerden oluşan toplumların geleceği parlak olur. Zira böyle ailelerin yetiştireceği nesiller de atalarından aldıkları alışkanlıklarla aynı özelliklere sahip olacaktır. Bundan dolayı aile ile çocuk, gelecek açısından birbirinin tamamlayıcısıdır.Yani iyi yetişmiş ailenin çocuğu da iyi yetişir, iyi yetişmiş bir çocuk ta gelecekte iyi bir aile reisi olarak çocuğunu iyi yetiştirir. Bu durum zincirleme olarak devam eder gider.
Benim kanaatıma göre çocuğun terbiyesi daha anne karnında iken onu temiz ve helâl yoldan kazanılmış gıdalarla beslemek suretiyle başlar. Burada mezhep imamımız Imam-ı Azam Ebu Hanife’nin babası Sabit’in bir hikâyesini anlatmadan geçemiyeceğim :
Zûta oğlu Sabit bir gűn tarlada çalışırken tarlanın kenarından geçmekte olan ırmaktan abdest almaktadır. Tam da öğlen sıcağıdır. O sırada kırmzı bir elma suyun űzerinde bata çıka gelmektedir. Sıcaktan da öylesine yanmış susamıştır. Dayanamaz, elmayı alır, dişler ve bir lokmasını yutar. Hemen o anda kendi kendine sorar ben ne yaptım yahu diye. Akşam uyuyamaz. Ertesi gűn suyu takip ederek suyun űzerine uzanmış elma ağacının olduğu bahçenin sahibini bulur ve durumu anlatarak helal etmesini ister. Bahçe sahibi zeki birisidir. Böyle dűrűst birini bulmuşken bırakır mı. Bir şartla der, bana bir ay hizmet edersin, űcretini de veririm, bir ayın sonunda bir daha dűşűnűrűm der. Nihayet bir ay dolar ve Sabit efendi artık bırakılmasını ister. Bahçe sahibi bir şartım daha var der: Benim bir kızim var, sağır, kör ve dilsizdir. Eğer onunla evlenirsen seni bağışlarım der. Sabit efendi mecburen kabul eder. Dűğűn olur, zifaf için kapıyı açtığında karşısında dűnyalar gűzeli, ne kör, ne sağır ve ne de dilsiz olmayan bir kızla karşılaşır ve hemen kızın babasına koşarak sen bana şöyle şöyle demiştin acaba yanlışlık mı var der. Kayın pederi der ki: Kızımı kör dedim çűnkű benim kızım harama bakmaz, sağır dedim çűnkű haramı dinlemez, dilsiz dedim çűnkű dedikodu yapmaz, haram konuşmaz. Seni çalıştırmam ise seni daha yakından tanımak içindi, Allah sizi mes’ut etsin der.
Bu evlilikten bir yıl sonra bir erkek çocukları dűnyaya gelir, adını Numan koyarlar. Numan çok zekidir. 6 aylıkken konuşmaya başlar, 4 yaşında Kur’an’ı hatmeder. Hatimi bitirip te eve koşarak gelip annesine műjdeyi verdiğinde annesi der ki; ah yavrum eğer baban o elmayı dişlememiş olsaydı geçen sene hatmetmiş olacaktın der. Daha sonra bu çocuk, Hanefi mezhebinin urucusu“Imam-ı Azam (en bűyűk imam) Ebu Hanife Numan bin Sabit olur.
Burada olduğu gibi çocuğu, anne karnından itibaren, evlenip de evinizi terkedene kadar helal lokma ile beslemelidir.
Çocuk için babası ve annesi onun örnek aldığı ve onlar gibi olmaya çalıştığı önemli kişilerden biridir. Her anne-baba çocuğunun iyi ve ahlâklı yetişmesini arzu eder. Ancak yukarıda da belirtiğim gibi kendi bilgisi ve yeteneği kadar eğitebilir. Bundan dolayı konu hakkında sorup, araştırıp okuyup, çocuklarını gűzel terbiye etmelidir. Burada şu hususa dikkatinizi çekmek istiyorum : « Çocuğunuzun ileride nasıl olmasını istiyorsanız, ergenlik çağından önce o alışkanlıkları kendisine veriniz. Zira bűlûğa erdikten sonra kendi şahsiyetini kazandığı için artık etkili olamazsınız.
Ailedeki eğitimin en önemli metodu çocuğa iyi örnek olmaktır. En basit bir örnek vereyim : Diyelim ki siz evinizdeyken birisi sizi dışarıdan çağırıyor. O anda, herhangi bir sebepten dolayı siz görűnmek istemiyorsunuz ve çocuğunuza ; « babam evde yok deyiver yavrum » diyorsunuz. İşte çocuğunuzun yalancı olması için kapıyı açtınız. Çocuk böyle bir yalanın olağan bir şey olduğunu sanacaktır. Veya şaka ile bile olsa çocuğa yalan söylediniz. İşte çocuğa kötűlűk yaptınız, ona yalanı öğrettiniz. Bu hususlarda ciddi olunmalı, ne dediğine, ne yaptığına dikkat etmelidir .Çocuk bir fotoğraf makinesi gibidir diye şimdiye kadar birçok kerre duymuşsunuzdur. Öyle ise o makineye iyi poz vermek gerekir. Çocuk eğer sizi dűrűst, namuslu, çalışkan …vs. gördű ise kendisi de öyle olur. Eğer sizi hırsız, yalancı,kavgacı…vs. görűrse o da öyle olmaya çalışır. Onun gözűnde belli bir yaşa kadar siz dűnyanın en byűğű, en iyisisiniz. Bundan dolayı çocuğa örnek olmak çok önemlidir. Çocuğun gözűnde çok bűyűk ve önemli gördűğű başka bazı şahsiyetler de vardır ; öğretmeni, hakemi veya antrenörű, bir akrabası vs. gibi. Sakın ola herhangi bir sebeple kızdığınız ve çocuğunuzun sayğı duyduğu bu kimselerden birini çocuğunuza kötűlemeyin. Çocuğunuza en bűyűk kötűlűğű yapmış olursunuz. Zira çocuğun gözűnde o şahsı yıkarsanız artık o kişi çocuğunuza faydalı olamaz, çűnkű siz onu yıktınız, artık basıt bir varlık oldu çocuğun gözűnde. Bu husus bilhassa çocuğun öğretmeni ile anlaşmazlığa dűşen veliler tarafından farkına varmadan çok işlenen hatalardan biridir. Siz çocuğunuzun öğretmenine ne kadar kızarsanız kızın, sakın haa o öğretmeni çocuğun yanında kötűlemeyin. O öğretmen size göre kötű olabilir ama çocuğa göre dűnyanın en iyilerinden, en bűyűklerinden birisidir. Ondan faydalanacağı çok şeyler vardır, onu engellemeyin.
Çoğumuzun dűştűğű hatalardan biri de şudur : Evinize misafir gelmiştir, siz aranızda sohbet etmekte iken çocuk evin bir köşesinde tek başına veya arkadaşlarıyla oynamaktadır. Siz onun uyun ile meşgul olduğunu sanırsınız. Aranızda konuşurken şunun bunun aleyhinde konuşursunuz. Sanırsınız ki çocuk sizi dinlemiyor oyunuyla meşgul. Kendisiyle ilgili bir şey konuştuğunuz anda hemen cevap verdiğini görűrsűnűz. Oysa o sizi dinlemekte, bir yandan da oyununa devam etmektedir. Şu halde misafirlerle sohbette de ne dediğine dikkat etmek gerekir.
Çocuk ana baba elinde bir emanettir. Tertemiz bir topraktır. O toprağa kaliteli ve verimli tohumlar ekmelidir. Çocuklara daha kűçűk yaşta Allah’ın varlığı öğretilmeli, arkadaşlarına dikkat etmelidir. Çocuğunuzla bir arkadaş gibi olmalısınız. Het hűt şeklinde yasaklamakla, korkutmakla terbiye olmaz. Bir şeyi yasaklarken sebebini mutlaka açıklayınız. Aksi halde fırsatını bulduğu anda yapacağı ilk şey yasaklandığı o şey olacaktır. Eğer çocuğunuzla arkadaş gibi olabilirseniz, yani korkmadan size gűven duyabilirse, sırlarını ve sıkıntılarını size açacak ve siz de ona yardımcı olabileceksiniz. Aksi halde sıkıntılarını sizin razı olamayacağınız yollardan gizli olarak çözmeye çalışacaktır.
Çocuk terbiyesinde önemli bir prensip de şudur: “ Çocuğa sanki karşınızda bűyűk birisi varmış gibi davranınız ama ondan bir bűyűkten beklediğiniz davranışı beklemeyiniz.” İsterseniz bir deneyin: Herhangi bir çocukla konuşurken onu gerçekten ciddiye alarak ve ona önem verdiğinizi göstererek davranın. Onun da size karşı başkalarından çok daha farklı davrandığına şahit olacaksınız.
Çocuk terbiyesi bir inat işi değil sabır işidir. Çocuk sevildiğini bilmeli ama şımartılmamalıdır. Şımartmak ona kötűlűk etmektir.
Çocuğa sorumluluklar vermeli, aşırı övmemeli, baskı altına almamalıdır. Gerektiğinde ceza verilmeli ama műkâfatlandırilması da unutulmamalıdır. Çocuğu cezalandırma metodu, dövmek yerine sevdıği bazı şeylerden mahrum etmek şeklinde olmalıdır.Ama ikna metodu en iyi metoddur. Çocuk döverek terbiye edilmez, anlatarak terbiye edilir. Onu dövmek ahlâkının bozulmasına, hırçın ve katı olmasına sebep olur. Şiddet altında bűyűyen çocuk ta hayatında hep şiddeti uygular. Çocuk, varlığa da yokluğa da alıştırılmalıdır. Kafeste yetışen bir aslan gibi tamamen korunmayıp, sorumluluklar verilmeli, hayatta kendi kendini idare etmeye alıştırılmalıdır. Zira siz sonsuza kadar onun başında olamayacaksınız. Bir gűn siz olmadan yaşamak zorunda olacağını da unutmayın. Çocuğa karşı beceriksizdir, şunu yapamaz, bunu yapamaz vs. gibi sözlerle moralini bozmamalıdır. Çocuklar arasında karşılaştırma yapılmamalı, sosyal ortamlara alıştırılmalı, bűyűklere karşı saygı öğretilmelidir.Çocuğa israf etmemeyi ve kanaatkâr olmayı, paylaşmayı öğretmelidir. Kötű yerlere gitmesine izin verilmemelidir. Kötűlerin yanında çocuk ahlâksız olur. Bir ata sözűműzde: “söyle bana arkadaşını, söyleyeyim sana kim olduğunu” der..
Ailedeki huzur çok önemlidir. Çocuğun yanında asla tartışılmamalı, çocuğa kötű davranılmamalıdır. Daha kűçűk yaşta çocuğa namaz kılma alışkanlığı verilmelidir. Kur’an-ı Kerim açısından aile terbiyesinde imandan sonra namaz en önemlisidir. Tâ Hâ sûresinin 132. ayetinde: « Ehline (yani aile fertlerine) namazı emret. O hususta sabırlı ol » buyurulmaktadır. Yűce Allah Kur’an-ı Kerim’inde Tahrim Suresinde de şöyle buyuruyor : « Ey iman edenler ! Kendinizi ve ehlinizi (bakmakla yűkűmlű olduklarınızı), yakıtı insanlar ve taşlar olan cehennem azabından koruyun »
İslam'da terbiye hususunda ana ve babalara bir çok görevler düş~
tüğünü bildiren şu hadisler de dikkati çekicidir: 'Hepiniz çoban ve
muhafızsınız, maiyetinizde bulunanların hukukundan sorumlusunuz.İş başındakiler de muhafızdır; memurlarından sorumludur. Erkek, aile fertlerinin çobanıdır ve onlardan sorumlu'dur. Kadın da kocasının evinde bir muhafızdır. O da görevinden sorumludur'. 'Allah çocuğunun iyi yetişmesine yardım eden habaya merhamet eder'. 'Ana ve babanın senin üzerinde hakkı olduğu gibi, çocuğunun da sende hakkı vardır' İSMET MERE
Yazıyla İlgili Ziyaretçi Yorumları

TEŞEKKÜR:

Yazılarıma yorum yazarak bana cesaret veren, rehberlik yapan çok değerli Dinar Haber Gazetesi okuyucularına, dostlarıma, meslektaşlarıma ve eski öğrencilerime, gazenemiz aracılığıyla sonsuz teşekkűrlerimi sunarım. Ismet MERE
( 12-03-2010 / 17:16:20 )

Ismet Mere

Sayın hocam yazılarınızı zevkle takip ediyorum.Sağolun.Sayın hocam çocuk terbiyesi ile ilgili yazınızdan faydalandım.Ancak bu temel düsturlar yanında bugün çocuklarımızı etkileyen(maalesef olumsuz yönde)çok güçlü rakiplerimiz var.Bu konuda çevremizde çok sayıda ailenin pes ettiğine şahit oluyorum.Cep telefonu,internet belkide hiç bir düşmanın beceremediği bir şekilde ahlaki değerlerimizi süratle aşındırıyor.Bir yazınızda da bu konuda ne yapılabilirizi işlerseniz memnun olurum.Saygılarımla. ( 10-03-2010 / 22:59:25 )

Hasan Ertürk
  Ziyaretçi Yorumu
 
Bu Yazarın Diğer Yazıları