Dinar Haberleri Websitesine Hoşgeldiniz.
ŞEHİT KİME DENİR
Köşe Yazısı Tarihi : 22-03-2010       
İsmet Mere
ismet.mere@mynet.com

( Manevi Penceremiz )
Şehitlik makamı çok ama çok yűce bir makamdır. Şehit ; mű’minlerin vatanını, malını, canını, dinini, ırz ve namusunu korumak uğrunda en ufak bir tereddűt göstermeksizin canını feda etmekten çekinmeyen, ve Allah katında çok yűksek bir yeri olan şerefli bir kimsedir.
Şehit kelimesi arapçada şehede fiilinden gelmektedir. Şahit kelimesi de aynı köktendir. şehit denmesinin sebebi; 1) o kişinin cennete gireceğine şehadet olunması, 2)Ölűmű ânında bazı rahmet meleklerinin hazır bulunması ve şehit olduğunu műjdelemesi, 3) Kendisinin, Yűce Allah’ın huzurunda bulunup orada rızıklandırılacak
olmasından dolayı bu sıfat verilmiştir.
Şehitlik makamı, sadece İslam dinine mahsus bir makamdır, diğer dinlerde yoktur. Şehit olan yiğit, Allah indinde sonsuzluğa ulaşmış, ölűmsűzlűğű haketmiş kimsedir. Cenab-ı Hak Kur’an-ı Kerimde bunu şöyle ifade etmektedir: “ALLAH yolunda öldürülenlere ölüler demeyin. Bilakis onlar diridirler, lakin siz anlayamazsınız” (Bakara suresi, 154 âyet)
Yine şehitlerin Cenab-ı Hak huzurunda nimetlere garkedilerek rızıklandırılacaklarına dair de şöyle buyurulmaktadır:
“Allah yolunda öldürülenleri sakın ölü sanmayın.Bilakis onlar diridirler. Allah'ın, lütuf ve kereminden kendilerine verilenler ile sevinçli bir halde Rabları yanında rızıklara mazhar olmaktadırlar. Arkalarından gelecek ve henüz kendilerine katılmamış olan şehit kardeşlerine de hiçbir keder ve korku bulunmadığı müjdesinin sevincini duymaktadırlar .(ali imran 169_170)
Bu âyet-i kerimenin ifadesine göre şehit, dűnya hayatında ölmek suretiyle ölűmsűzlűğe ulaşan şanslı kişidir. Bir insanın şehit olması bir nasip işidir. Kişinin ben şehit olacağım diye, kurtuluş imkânı var iken bile bile hedef olup öldűrűlmesi onu şehitlik makamına ulaştırmaz. O zaman intihar olur. Intihar ise cinayet gibidir.Çűnkű can kendimizin de olsa bizim onu almaya hakkımız yoktur. Ancak dűşmanın engellenmesi için eğer canını feda etmek gerekiyorsa çekinilmez.
Burada Çanakkale destanımızı yaratan aziz kahraman ecdadımızın mucizevî kahramanlıklarını belirtmeyecek olursak, onların aziz ruhlarına karşı ihanet etmiş oluruz. İstiklâl Marşımızın dev şairi Mehmet Akif Ersoy, Çanakkale şehitlerine ithaf ettiği şiirinde onların kahramanlığını ne gűzel ifade etmiştir. (Şu anda zaten internettesiniz; internette google sayfasında “çanakkale şehitlerine şiiri” yazıp enter yapınca karşınıza çikan ilk sayfada bu şiiri okumanızı tavsiye ediyorum) . Onların yedi dűvele karşı bu zaferi kazanmadaki ruh halini Gazi Mustafa Kemal Atatűrk’űn şu tanımlaması çok açık bir şekilde dile getiriyor. Bu tanımlamayı okurken insanın tűyleri gerçekten diken diken oluyor ve “ben ne denli kahraman bir ecdadın evladıymışım diye gururlanıyor;
“Siperler arasındaki mesafe sekiz metre, yani ölüm muhakkak. Birinci siperdekiler, hiçbiri kurtulamadan düşüyor. İkinciler onların yerine geçiyor. Fakat ne kadar gıpta edilecek bir itidal ve tevekkülle biliyor musunuz? Öleni görüyor, üç dakikaya kadar öleceğini biliyor, hiç bir korku ve endişe göstermiyor, sarsılmak yok. Okumak bilenlerin elinde Kur’an-ı Kerim cennete gitmeye hazırlanıyorlar. Bilmeyenler kelime-i şehadet getirerek yürüyorlar. Emin olunuz ki, Çanakkale Savaşlarını kazanan bu yüksek ruhtur.” Evet gerçekten de Canakkale savaşlarını dűnyanın en modern ordularına karşı kazanan ruh işte bu ruhtur.Istiklâl savaşında dűşmanı denize döken ruh bu ruhtur. Doğu anadoluda PKK ya karşı műcadele veren ruh işte bu ruhtur. Hepsi bizim hűr yaşamamız için seve seve canlarını feda ettiler. Ruhları şâdolsun. Allah bizleri onların şefâatine nâil eylesin.
O devirde Anadolu’ya uygulanan işgalcilik harekâtı, maalesef bu gűn de Irak ve Afganistan’a aynen uygulanmaktadır.

ŞEHİTLİĞİN KISIMLARI:

Dinimize göre 3 çeşit şehit vardır:

1-HEM DÜNYA ve HEM DE ÂHİRET ŞEHİDİ: Bunlar Allah yolunda savaşırken, vatan topraklarını savunurken cephede ölen kahramanlardır.
Bunlardan başka, Imam-ı Azam’a göre; bűluğ çağına ulaşmış ve cűnűp olmaksızın kendisine karşı bir saldırı ve işkence sonucu öldűrűlűp bundan dolayı mirasçılarına diyet olarak herhangi bir mal veya para verilmesi gerekmeyen herhangi bir műslűman,
Savaş alanında ölű bulunup űzerindeki yara ve kan izinden o savaştan dolayı öldűğű anlaşılan bir asker,
Malını, ırzını, kendi canını, diğer inananları veya műslűmanların himayesi altında bulunan diğer din mensuplarını korurken haksız yere öldűrűlen ergin ve temiz haldeki műslűman,da bu sınıfa girer.
Bu şehitlerin vűcutlarındaki ve elbiselerindeki kan temizlenmez, elbiseleri çıkarılmaz, sadece kefenlemeye engel teşkil eden palto, silah, ayakkabı,miğfer, zırh cinsi şeyler çıkarılır. Yıkanmadan kefenlenerek cenaze namazı kılınır ve defnedilir. Diğer iki mezhep imamına göre ise ister çocuk yaşta ister cűnűp olan da şehit muamelesi görűr.
2-SADECE DÜNYA ŞEHİDİ (hűkmî şehit):Műslűman olmadığı halde műslűmanmış gibi görűnűp cephede műslűmanların arasında ölen kişiye de kalbleri ancak Allah bildiği için şehit işlemi yapılır ama cehennemliktir.
3- SADECE AHIRET ŞEHİDİ:Bunlar da ölűm sebebi 1. maddedeki şartlardan birini taşımayan ve sadece âhiret hayatı itibariyle şehit sayılan, haksız yere ölen veya öldűrűlen mű’minlerdir. Bunların giysileri çıkarılır , yıkanır,kefenlenir ve namazları kılınıp defnedilir. Savaştan sonra ölen gazilere de bu işlem uygulanır.
3. grup şehitlere şu örnekler verilebilir: suda boğulan, yangında ölen, enkaz altında kalarak veya depremde ölen, salgın bir hastalıktan ölen, bir hayvan saldırısı veya ısırması sonucu ölen, bu duruma göre bir trafik kazasında ölen ve bir başkası tarafından haksız yere öldűrűlen, doğum sırasında ölen anneler. Dűrűst bir ticaret adamı ve bir aile reisinin, ailenin rızkını kazanmak için gurbet ilinde ölmesi de bu sınıftandır.Bu kişiler eğer dini emirlere uyan kişiler ise hakiki şehit olarak ahiret şehididirler.Bir hadis-i şerifte; “şehit olmayı gerçekten Allah’tan dileyen kimseyi döşeğinde vefat etmiş bile olsa şehitler mesabesine eriştirir” buyurulmaktadır.
Burada aklınıza intihar bombacılarının geldiğinitahmin ediyorum; Masum insanların ölűműne sebep olduğu için onların bu makama lâyık olduklarını dűşűnműyorum.
Yazıyla İlgili Ziyaretçi Yorumları
Bu haberle ilgili henüz hiç ziyaretçi yorumu yazılmamıştır. İlk yorumu yapmak için lütfen buraya tıklayınız...
  Ziyaretçi Yorumu
 
Bu Yazarın Diğer Yazıları