Dinar Haberleri Websitesine Hoşgeldiniz.
DİNİMİZDE GIYBET NİÇİN YASAKTIR ?
Köşe Yazısı Tarihi : 25-01-2012       
İsmet Mere
ismet.mere@mynet.com

( Manevi Penceremiz )
DİNİMİZDE GIYBET NİÇİN YASAKTIR ?
Toplumumuzun genel hastalıklarından birisi de gıybet yani dedikodu’dur. Esasen sadece bizim toplumumuza has bir hastalık değildir bu. Dünyanın her yerinde bu hastalığın mübtelâsı çoktur. Bir araya geldiğimizde sanki bașka sıkıntımız yokmuș gibi veya kendimiz daha iyiymișiz gibi bașlarız dedikoduya. Kadınları dedikoducu deriz ama, erkekler de bu konuda az değillerdir, hatta bazı erkekler daha çok dedikodu yapar. Belçika’da dedikoduya argoda « telefon arab, yani arap telefonu » tabiri kullanılır.
Peki nedir bu gıybet dediğimiz șey ? Dinimize göre hükmü nedir ve niçin yasak ve haramdır ?
Gıybet : Bir kimsenin kendisinin yokluğunda, onunla ilgili yapmıș olduğumuz herhangi bir konușma veya bir davranıș, bir benzetmedir ki ; kendisi duyduğunda memnun olmayacağı șeydir. Buna gıybet yani türkçemizde ‘dedikodu’ diyoruz. Gıybet kelimesi arapçadan dilimize geçmiștir. Peki ilgili kișinin kendisi varken yüzüne karșı söylediğimiz ama kendisinin memnun olmadığı bir husus yine gıybet midir ? Hayır. Çünkü kendisinin hazır bulunduğu yerde, bizim kendisine söylediğimiz veya yakıștırdığımız șeyi kendisinin izah etme, kendisini savunma imkânı vardır. Kendisini savunur, bize karșı cevabını verir. Ama kendisinin yokluğunda söylediğimiz bir șey hakkında açıklayabilme imkânı yoktur ve bu șekilde davranarak onu kendisini savunma ve açıklama hakkından mahrum etmiș oluuz. Iște yazımızın bașlığında da sorduğumuz « niçin yasaktır » ın cevabı da buradadır. Tabiî bir müslüman karșısındaki insanı tenkid ederken, onu kırmadan, hakaret etmeden onun kusurunu söylemeli, asla kalbini kırmamalıdır. Burada Hazret-i Hasan ile Hz. Hüseyin’in, abdesti yanlıș aldığını gördükleri yașlı adama ; ‘amca bizim hangimizin abdesti doğrudur, ikimiz de abdest alalım da sen bak ve bize söyle diyerek dogru bir abdest almaları ve yașlı adamaın da ; « çocuklar sizin abdestiniz doğru, benimki yanlıș » demesi ile ilgili hikâyeyi hatırlamak lâzım.
Peki o insanla ilgili bahsettiğimiz husus doğru ise yine de gıybet olur mu ? İște bu hususu Peygamberimiz (a.s.)ın ashabı da Peygamberimize aynen sormușlar ve aldıkları cevap ta șu olmuștur : « Eğer bahsettiğiniz husus o kișide var ise o zaman gıybettir. Eğer bahsedilen hususkișinin kendisinde yok ise, o zaman iftiradır ». Hadis-i șerifi bize Ebu Hureyre (R.A.) rivayet etmiștir ve Müslim bize nakletmiștir.
Gıybet konusu Kur’an-ı Kerim’de șiddetle reddedilmiștir. Gıybet etmeyi ‘ölmüș kardeșinin etini yeme’ ye benzetmesi , konunun ne kadar büyük bir suç olduğunu göstermeye yeterlidir sanırım. İște konuyla ilgili âyet-i kerime : ( Hucurât sûresi 12. Âyet) : «Ey iman edenler ! Zannın çoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araștırmayın. Biriniz diğerini arkasından çekiștirmesin. Biriniz, ölmüș kardeșinin etini yemekten hoșlanır mı ? İște bundan tiksindiniz. O halde Allah’tan korkun.Șüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul edendir, çok esirgeyicidir. » Âyet-i kerimenin tamamına dikkatli bakacak olursak, toplumun huzuru bakımından önemli mesajlar içermektedir. Bașkasının kusurunu araștırıp dedikodusunu yapma yerine, kendi eksiklerimizi araștırıp toplumda iyi bir insan olmanın yollarını araștırmalıyız.
Diğer yandan dedikoduların çoğu miș-mıș ile bașlar. İșin içine miș-mıs girince, o konuya yalanlar da karıșmıș demektir, Çünkü konuyu nakleden kiși ister istemez kendi kanaatlerini de ișe karıștırır. Böylece konuyla ilgili kișiye iftira da atılmaya bașlanır.Gıybet etmenin tersine olarak, dinimizde müslüman kardeșinin verdiği açıkların, sırlarının bașkalarına açıklanması da yasaklanmıștır. Bir mü’minin kusurunu saklayan müslümanın, mahșer gününde de Allah onun kusurlarını gızler.
Psikolojik açıdan bakıldığında, dedikodu yapan kiși kendisini o sözkonusu kișiden üstün görüyor veya onu kıskanıyor diye açıklanabilir, ya da o kișiye karșı kininden dolayı intikam alıyor ve küçük düșürmek istiyor demektir. Genellikle de alay etmek,neșelenmek için yapılır ki bunların hepsi dinimizce yasaklanan davranıșlardır.
Gıybetçinin mahșerdeki acıklı hâlini Rasûlüllah (s.a.v.)in șu hadis-i șerifi ne güzel tasvir etmektedir :
Ebû Hureyre (r.a.) dan rivayet edildiğine göre, Rasülullah sallallahu aleyhi ve sellem:
-"Müflis kimdir, biliyor musunuz?" diye sordu. Ashab:
- Bizim aramızda müflis, parası ve malı olmayan kimsedir, dediler. Rasülullah (s.a.v.) :
"Şüphesiz ki ümmetimin müflisi ; kıyamet günü namaz, oruç ve zekat sevabıyla gelir, fakat șuna zina isnad etmiș, buna iftira etmiș, şunun malını yemiș, bunun kanını dökmüș, şunu dövüp, buna sövmüștür. bu sebeple iyiliklerinin ve ibadetlerinin sevabı hak sahiplerine dağıtılır da üzerindeki kul hakları bitmeden sevapları biter. Hak sahiplerinin günahları kendisine yükletilir, daha sonra da cehenneme atılan kimsedir" buyurdu. Ne kadar acınacak bir hal değil mi ?
Șunu da unutmamak gerekir ki ; dedikoduyu yapan ile onu dinleyen eğer engellemiyorsa aynı sorumluluğu ve günahı kazanır.
İyi bir müslüman, bașkalarının açığını arayıp dedikodusunu yapma yerine, kendi eksiklerini araștırıp iyi bir insan olmanın yollarını aramalıdır.
Bașka müslümanların ondan zarar gôrmemesi için, dinimizde sadece müfsit kișilerin gıybetine izin verilmiștir.
Yazıyla İlgili Ziyaretçi Yorumları
Bu haberle ilgili henüz hiç ziyaretçi yorumu yazılmamıştır. İlk yorumu yapmak için lütfen buraya tıklayınız...
  Ziyaretçi Yorumu
 
Bu Yazarın Diğer Yazıları