Dinar Haberleri Websitesine Hoşgeldiniz.
DÎNÎ BAYRAMLARIMIZDAN FAYDALANMASINI BİLMEK
Köşe Yazısı Tarihi : 14-08-2012       
İsmet Mere
ismet.mere@mynet.com

( Manevi Penceremiz )
DÎNÎ BAYRAMLARIMIZDAN FAYDALANMASINI BİLMEK

Bayram kelimesi, adından da anlașılacağı üzere neș’e ve sevinci ifade eder.

Türkçe sözlüğe göre bayram’ın anlamı : ulusal ya da dinî bakımdan önemi olan ve kutlanan gün ya da günler, bir kuruluş yıldönümünü ya da olayı kutlamak amacıyla yapılan gösteri ve eğlencelerin tümü, sevinç ve neşe demektir.

İslâm dîninde iki bayram vardır. Bunlar bütün İslâm âleminde kutlanan bayramlardır. Biri Kurban Bayramı, diğeri de Ramazan Bayramı'dır. Biz buna Șeker Bayramı da diyoruz. Ramazan Bayramı Ramazan ayının sonunda, Șevval ayının 1,2 ve 3. günleri, Kurban Bayramı da Zilhicce ayının 10,11,12 ve 13. günleridir.

Sosyal bir toplumda yașayan insanoğlunun içinde yașadığı çevreye uyumu onun mutluluğu açısından çok önemlidir. Bayramlar bu uyumda önemli rol oynamaktadır.

Bayramlar ; dînî bayramlar ve millî bayramlar olmak üzere iki kısımdır. Ancak aynı dîne inanan insanlar olarak milletçe hep birlikte sevinç ve neșe duyduğumuz özel günlerdir bayramlar. Bundan dolayı bu özel günlerde güzel davranıșlarla bu günleri değerlendirmek suretiyle ancak bayramların ruhuna uygun bir davranıșta bulunmuș oluruz. Bu da hep birlikte, içerisinde yașadığımız toplumda kırgınlıkları ve aykırılıkları bir kenara atarak o bayramın sevincini hep birlikte paylașabilmek, sevinmek ve sevindirebilmektir. Bayram gününe rağmen, bayramdan önceki günlerde içimize yerleșmiș bulunan kin ve kızgınlıkları, kırgınlıkları ve öfkeleri bir kenara atamamıșsak bayramdan elde etmemiz gereken faydayı elde edemeyiz ve nefsimize yenilmișizdir. Bu durumda șeytan bize karșı gâlip gelmiș demektir. Öyle ise, « ben șeytanı yeneceğim » diyerek (ego) muzu ayağımızın altına alıp melekler seviyesine yükselmeliyiz, bu bizim elimizdedir. İște o zaman bayramın ruhuna uygun bir davranıșta bulunmuș ve bayram gününü amacına uygun olarak onu değerlendirmiș oluruz. Zira Rasûlüllah (s.a.s.) « bir müslümanın diğer bir müslümana üç günden fazla küs durması heläl değildir » buyurmuștur. Demek ki bayram gününün birinci amacı , dargınlıkların ve kırgınlıkların ortadan kaldırılmasıdır. Zira dargın olan kișiler eğer olay katı bir kîn’e dönüșmediyse, zaman zaman kendi kendine ; « ah bir fırsat çıksa da filanca ile barıșabilsem diyerek kendi kendini sorguladığı anlar olur ama gururu barıșmaya izin vermez. Böyleleri için bayram günleri bulunmaz bir fırsattır.

Bayramların diğer bir güzel yönü ise, değișik șehirlerde ve uzak yerlerde yașayan aile fertlerinin bayram münasebetiyle bir araya gelmeleri ve hasret gidermeleridir. Son zamanlarda, bayramları bayram değil de sanki turistik geziler için bir fırsat gibi değerlendirenler olmaktadır. Maalesef bu anlayıș biçimi bayramlarımızın ruhuna ters düșüyor ve yukarıda bahsettiğimiz aile fertlerinin bir arada toplanmasını enelliyor. Oysa annenin-babanın ve diğer büyüklerin elinin öpülmesi, onların sevindirilmesi ne kadar güzel bir olaydır. Bir telefonla bayram kutlamak bașka, gidip elinin öpülmesi bașka bir șeydir. Anne ve babanın kıymeti, onlar öldükten sonra daha iyi anlașılmakta ama onları geri getirmek mümkün olmamaktadır. Bu sebeple onlar hayatta iken birlikteliğin tadını çıkarmak gerekir. Bayramlar yeyip-içme ve eğlenme günleri olduğundan bu günlerde oruç tutulması Peygamberimiz (a.s.) tarafından yasaklanmıștır.

Bayram namazına giderken çocuklarını ve torunlarını da alıp götürmek çok güzel bir davranıș olur. Zira bu olay onların ruh dünyalarında, büyüdükleri zaman bile unutamıyacakları derin izler bIrakır ve bayram namazını asla terketmemelerine sebep olur.Bayram namazından çıktıktan sonra evine gidip eși ve çocuklarıyla bayramlașıp kahvaltı yaptıktan sonra hep birlikte gidip anne ve babayı ziyaret etmek, onları sevindirmek, onlara evlad ve torun sevgisini tattırmak ne büyük bir güzellik ve yüceliktir. Daha sonra da komșunu, eșini-dostunu ziyaret edip bayramlașmak sosyal ilișkilerimiz açısından çok önemlidir ve gereklidir . Dargınlıkların giderilmesi için ne güzel bir gerekçedir bayraamlar.

Bayramlarda hastahanedekileri, hapishanedekileri ve yașlılar yurdundakileri de ziyaret etmeyi ihmal etmemeli. Ziyarete ihtiyacı olanlar asıl buralardakilerdir. Zaten arefe gününden bașlayarak mezarlıkları ziyaret ediyor ve orada yatanlara Allah’ın kelâmından bölümleri ve duâlarımızı hediye olarak gönderiyoruz.

Bayramdan önce fitrelerimizi, sadakalarımızı, varsa zekâtlarımızı zaten dağıtmıș olmamız gerekir. Bundan ayrı olarak, imkânı olanların fakirlere yardım elini uzatmaları güzel bir davranıș olur.

Insan için bayram sayılabilecek nice olaylar da vardır. Bir dostum tarafınfa bayram tebriki olarak gönderilmiș bulunan șu metni de buraya almayı uygun gördüm :





BAYRAM

Zamanla anlıyor insan;
3-4 güne sıkışmış bir tatilden öte bir şey bayram...
Nefes almak bayramdır mesela;
Günün birinde soluksuz kalınca anlar insan...
Görmenin nasıl bir bayram olduğunu karanlık öğretir;
Sevmeninkini yalnızlık...
Sızlamayan her organ, hele de burun direği bayramdır.
Bayramdır, elden ayaktan düşmemek, zihinden önce bedeni kaybetmemek,
Kurda kuşa yem olmayıp…
Sevdiklerinle geçen her gün bayramdır.
Küsken barışmak, ayrıyken kavuşmak, suskunken konuşmak bayramdır.
Bir kitabı bitirmek, bir binayı bitirmek, bir okulu bitirmek, kâbuslu bir rüyayı,
Kodes te ağır cezayı bitirmek bayramdır.
Yoğun bakımda sancılı geceyi ya da
Kangren olmuş bir ilişkiyi bitirmek de öyle...
Vuslat da bayramdır öte yandan...
Endişe içinde beklediğinden mektup almak,
Telefonda ansızın sesini duymak,
Deli gibi burnunda tütenin boynuna sarılmak bayramdır.
En acıktığın anda dumanı tüten bir somunun köşesini bölmek,
Korktuğunda güvendiğine sarılabilmek,
Dara düştüğünde dost kapısını çalabilmek bayramdır.
Bir sürpriz paketinden çıkan hediye,
Tatlı bir şekerlemede üstüne serilen battaniye,
Saçlarını müşfik bir sevgiyle okşayan anne bayramdır.
'Ona güvenmiştim, yanılmamışım' sözü bayramdır.
Hiç aldatmamış, aldanmamış olmak bayram...
Yeni bir sözcük öğrenmek,
Bir tünelin sonuna gelmek,
Müzmin bir işin kapısını çarpıp uzun bir yola çıkıvermek bayramdır.
Zorluklara tek başına göğüs gerebilmek,
Gereğinde haksızlığın üstüne yalın kılıç yürüyebilmek bayramdır.
Yeni eve asılan basma perdeler,
Alın teriyle kazanılmış ilk rızkın konduğu çerçeveler,
Yüklü bir borcun son taksiti ödenirken sıkılan eller , bayramdır.
Evde yalnızlığı noktalayan insan nefesi,
Akşam kapıda karşılayan yavuklu busesi,
Sevdalı bir elin tende gezmesi,
Nice adağın ardından çınlayan çocuk sesi, bayramdır.
Sonrasında gelen ilk diş bayramdır,
İlk söz bayram, ilk adım,ilk yazı, ilk karne bayram...
Güne gülümseyerek başlamak bayramdır.
'İyi ki yanımdasın' bayram,
'Her şeyi sana borçluyum' bayram,
'Hiç pişman değilim' bayram...
Evlatların mürüvvetini görebilmek,
Eve dolu bir torbayla gidebilmek,
Konu komşuyla yarenlik edebilmek,
Akşamları eskimeyen bir keyifle çay demleyebilmek bayramdır.
Zamanı donduran eski fotoğraflara nedametsiz bakabilmek,
Altı çizilmiş eski kitapları aynı inançla okuyabilmek,
Yol arkadaşlarının yüzüne utanmadan bakabilmek bayramdır.
Alnı açık yaşlanmak bayramdır; ulu bir çınar gibi ayakta ölebilmek bayram...
Bunların kadrini bilirseniz,
Kıymet bilmeyi öğrenirseniz her gününüz bayram olur.
Meraklanmayın, öyledir diye size deli demezler.
Deseler de, böyle delilik ,
Bayram artığı günlerdeki nankör akıllılıktan evladır.
Her gününüz bayram olsun!

Evet ! Bayramınız mübarek olsun ! Nice bayramlara sağlık ve huzur içinde eș ve dostlarınızla ulașmanızı dilerim.

Yazıyla İlgili Ziyaretçi Yorumları
Bu haberle ilgili henüz hiç ziyaretçi yorumu yazılmamıştır. İlk yorumu yapmak için lütfen buraya tıklayınız...
  Ziyaretçi Yorumu
 
Bu Yazarın Diğer Yazıları