Dinar Haberleri Websitesine Hoşgeldiniz.
SURİYE OLAYI ÜZERİNE GÖRÜŞLER-7
Köşe Yazısı Tarihi : 05-10-2012       
Mehmet Tekin
guneydekultur@hotmail.com

( Dinar Yazıları )

SURİYE OLAYI ÜZERİNE GÖRÜŞLER-7

Mehmet TEKİN

İşe bir de Suriye açısından bakılırsa, Suriye’de demokratikleşme ve reformlar için asıl engellerin dışarda değil, içerde olduğu söylenebilir. Çünkü öncelikle halk atalet çemberi içindedir ve değişime taraftar olsa da henüz atılım sayılabilecek bir değişime hazır değildir. Yaşayışından, eğlencesinden ve tüketim alışkanlıklarından vazgeçememekte, gelişim hamlelerine istenen katkıyı sağlayamamaktadır. İkinci olarak, Batı kaynaklarınca bir istihbarat devleti olarak tanımlanan Suriye’de önce mevcut kalıplaşmış yapının, BAAS, Muhaberat ve silahlı kuvvetlerin demokrasi ve insan hakları yönünde bir değişime ne kadar izin vereceği dikkatle izlenmelidir. (Ki hiç izin vermemiştir). Yani değişim içerden, bu üç kurumdan başlamalı, halk buna destek vermelidir. Böyle yapılmadığı sürece, idareci kim olursa olsun, sistemi değiştiremez, sistem onu değiştirir ve  uygulamalar aynen devam eder.  Üçüncü unsur olan dış etmenlerin, içerde bir hareket yaratsa, çatışmalar çıkmasına yol açsa bile etkili olamamalarının başlıca sebepleri de bunlardır.

Günümüzde, BM Şartnamesi’ne göre “devletlerin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne karşı kuvvet kullanılması” yasaktır. Böyle bir ortamda, bir devlete  başka devletler tarafından, o devletin lehine olduğu, demokrasi ve özgürlük getireceği iddiasıyla dıştan müdahalede bulunulması, içerdeki muhalif grupları örgütlemesi, silahlandırarak iç çatışmalar çıkarması o ülkede demokrasi ve insan haklarının yerleşmesine değil çiğnenmesine, düzenin bozulmasına ve sömürgeci ülkelerin o ülkeye çöreklenip kaynaklarını sömürmesine yarar.

Suriye ya da yandaşları bu konudaki suçlamalarına Türkiye’yi de dahil etmeye çalışmış, ama Türkiye bunu reddetmiştir. Buna karşılık İran ve Rusya’nın Suriye’ye -istila etme derecesindeki- desteği hiç gündeme getirilmemiştir. Rusya’nın bu olaydaki rolü ve konumu bellidir. O Akdeniz’de yeniden Hafız Esad dönemindeki yerini almış, onu korumaya ve güçlendirmeye, üs, silah, subay, ajan, asker kadrolarını Hafız Esad dönemindeki seviyeye çıkarmaya çalışmaktadır. Muhtemelen de bir daha buradan çekilmemek için her şeyi yapacaktır. Suriye’ye Rus silahları, Kuzey Kore silahları akışı basında sürekli işlenmektedir. Bu, ülkenin birinci elden kontrolü demektir. İran ise ayrı bir cephedir ve Suriye’yi Akdeniz’e açılan kapısı olarak görmektedir. Bu kriz vesilesiyle bölge üzerindeki ihtirasları kabarmış, bütün imkanlarını kullanarak ülkede yerleşmeye ve içten fethetmeye çalışmaktadır. Rusya gibi, İran da bu ülkede önemli mesafeler katetmiştir.

Devam edecek

Yazıyla İlgili Ziyaretçi Yorumları
Bu haberle ilgili henüz hiç ziyaretçi yorumu yazılmamıştır. İlk yorumu yapmak için lütfen buraya tıklayınız...
  Ziyaretçi Yorumu
 
Bu Yazarın Diğer Yazıları