Dinar Haberleri Websitesine Hoşgeldiniz.
SURİYE OLAYI ÜZERİNE GÖRÜŞLER-8
Köşe Yazısı Tarihi : 05-10-2012       
Mehmet Tekin
guneydekultur@hotmail.com

( Dinar Yazıları )

SURİYE OLAYI ÜZERİNE GÖRÜŞLER-8

Mehmet TEKİN

 İran’dan Suriye’ye yapılan üst düzey ziyaretlerde Esad’la, kardeşi ile, diğer kritik makamları işgal edenlerle yapılan görüşmelerde alınan kararlar Suriye’yi daha çok çatışmaya teşvik edici mahiyettedir ve bunun sonucunda gerçekleşen silah, danışman ve uzman yardımları da  artık gizlenmemektedir. Görünüşe göre Suriye bu iki devlet tarafından yönlendirilmektedir ve sanki Beşar Esad’ın etkisi silinmiş, iradesi elinden alınmıştır.

Muhalefete gelince, yarım asır boyunca sindirilmiş bir yerde muhalefet canlanamayacağı için, henüz bir varlık gösterememektedir. Dış kaynaklarda, parça parça olduğu ifade edilen muhalif gruplara silahın Kuzey Lübnan üzerinden geldiği dile getirilmektedir. Bu parçalanmışlığın ise İsrail’e yaradığı bilinmektedir. Çok ilginçtir ki, bu dönemde, sanki hedefleri başkaları tarafından gerçekleştiriliyormuş gibi, İsrail’den hiç ses çıkmamaktadır. Bir de, her gün kitleler halinde ölümler oluyor. Ölenler de Suriyeli, öldürenler de. Bu taraflardan birinde mutlaka bir sakatlık olmalı.

 Yakın tarihte bir ülkenin huzurunun çeşitli bahanelerle bozulup müdahele ortamı yaratmanın örnekleri yaşanmıştır ve bir daha yaşanmasına izin verilmemelidir. Bu gerçekten hareket eden ve ideolojik müttefiklere sırtını dayayarak dünyaya kafa tutan komşusunun böyle bir müdahaleye muhatap olmasını istemeyen Türkiye, bütün girişim ve beyanlarında bunu açıkça dile getirmiş ve Suriye’nin bu gerçeği görerek buna fırsat vermemesini beklemiştir. Ancak ikili ilişkilerde karşılıklı güvenin sarsılmasının da etkisiyle,3 duygu ve isteklerin ifadesinde kullanılan üslûbun “sertleştiği” ve açıklamalarda maksadı aşan, yanlış yorumlara yol açan ifadeler kullanıldığı kabul edilmektedir.

Suriye üzerinde hiçbir emeli olmayan Türkiye’nin, hayati gereklilikler dışında bir macera için kuvvete başvurabileceğini düşünmek mantık dışıdır. Türkiye, 900 kilometre civarında bir sınıra sahip olduğu Suriye’deki karışıklık ve huzursuzluklarla haklı olarak ilgilenmekte ve bunlardan endişe duymaktadır. Çünkü komşusunun huzuru kendisinin de huzurudur. Türkiye bu yüzden Suriye konusuna hassasiyet göstermekte, ama bu ilgi ve hassasiyetten rahatsız olan geçmişin tescilli sömürgecileri ve onların sadık müttefikleri olan bazı Arap ülkeleri giderek güçlenen Türkiye’yi “Yeni Osmanlı” olarak tanımlamaya çalışmaktadır.

3 Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu14 Aralık 2011 günü Bakanlığının bütçe görüşmelerinde Başkan Esad’ın Türkiye ile varılan mutabakata uymadığını açıklarken bu konuya şöyle açıklık getirdi:”Üç gün içinde bütün Suriye şehirlerinden  -Humus hariç- askerlerin çıkacağını ifade ettiler. İlk gün çıktılar Hama’dan. Hemen takdir ettiğimizi söyledik. Ancak ikinci günden sonra Deyrizor’da ve Lazkiye’de çok büyük bir bombardıman yaptıktan sonra, Suriye rejimiyle bu meselelerin konuşulmasının  bir fayda getirmeyeceğini gördük...” (Sabah, 16.12.2011)

Devam edecek

Yazıyla İlgili Ziyaretçi Yorumları
Bu haberle ilgili henüz hiç ziyaretçi yorumu yazılmamıştır. İlk yorumu yapmak için lütfen buraya tıklayınız...
  Ziyaretçi Yorumu
 
Bu Yazarın Diğer Yazıları