Dinar Haberleri Websitesine Hoşgeldiniz.
SEHİV SECDESİ NE ZAMAN VE NASIL YAPILIR ?
Köşe Yazısı Tarihi : 12-12-2012       
İsmet Mere
ismet.mere@mynet.com

( Manevi Penceremiz )

Sehiv secdesi, namaz esnasında farzlardan birinin geciktirilmesi veya vaciplerden birinin geciktirilmesi ya da terk edilmesi durumunda, yapılan bu hatayı secde ile telâfi etme işidir.

Namazın farzları, namazın « olmazsa olmazlarındandır : Altısı namaza başlamadan önce, altısı da namaz sırasında olmak üzere on iki tanedir. Bunlardan birisi unutularak namaz bitirilirse namazın yeniden kılınması gerekir ama namazın diğer bir rüknüne bașlarken hatırlayıp unutulan farz geciktirilerek yapılırsa sehiv secdesi ile bu hata giderilmiș olur.

Sehiv secdesinin  delili ise Peygamber efendimizin hadisleridir ve iki tanesi şöyledir :

1-«Biriniz namazda şüpheye düşerse doğrusunu araştırsın ve namazını kanaatine göre tamamlasın, sonra selâm versin ve sehiv secdesi yapsın. »  (Buhârî, Salât,31)

2-« Biriniz namazı dört rekât mı yoksa üç rekât mı kıldığında şüpheye düşerse, şüpheyi atsın ve yakînen bildiğine göre davranıp namazını tamamlasın. Selâm vermeden önce iki secde yapsın. Eğer beş kılmış ise bu secdeler namazına şefâatçi olur, eğer namazını tam kılmış ise bu secdeler şeytanın uzaklaştırılmasına vesile olur. »  (Buhâri, sehiv, 6-7)

 

Sehiv secdesinin gerektiği durumlarda sehiv secdesi yapmak hanefi mezhebine göre vâciptir, yapmayan günah işlemiş olur fakat namazı câizdir. Şâfiilere göre sünnet, hanbelilere göre ise duruma göre bazen vacip, bazen sünnet, bazen de mübahtır.

 

NASIL YAPILIR :Son oturuşta sadece ettahiyyâtü okunup sağa ve sola selâm verilir, arkasından hemen arka arkaya iki secde yapılıp  tahiyyat, salli-bârik ve rabbenâ duaları okunup sağa ve sola selâm verilerek namaz tamamlanır. Hanefi imamlara göre sehiv secdesini selamdan sonra, şâfiîlere göre ise selâmdan önce yapmak  daha evlâdır.

 

Mâliki mezhebine göre ise eğer seniv secdesi namazda yapılan bir fazlalık içinse selamdan önce, eğer namazda yapılan bir eksıklik içinse selâmdan sonra, hem bir fazlalık hem de bir noksanlık için yapılırsa selâmdan sonra yapılır.

 

Sehiv secdesi imam için de, tek başına namaz kılan için de söz konusudur. İmama uymuş olan  cemaatten biri sehiv secdesini gerektirecek bir iş yapsa, sehiv secdesi yapmaz, ama kendisi değil de imam sehiv secdesini gerektiren bir şey yaparsa, cemaat da onunla birlikte yapması gerekir.

 

Hangi durumlarda sehiv secdesi gerekir ?

 

Namazı farzlarına, vâciplerine ve sünnetlerine riâyet ederek kılmak, huzur-u kalb ile namazını tamamlamak  esastır. Çeșitli sebeplerle bunlardan birini veya birkaçını unutarak terk veya geciktirme halinde ne yapılacağını bilmek gerekir.

 

Namazın sünnetlerinden birinin terk edilmesi veya geciktirilmesi halinde hiç bir șey gerekmez, namaz câizdir.

 

Namazın vâciplerinden birini terketmek veya geciktirmek ise sehiv secdesini gerektirir . Namazda yapılacak bir fiili  yeri değilken fazladan olarak yapmak ta vâcibin terki olacağı için sehiv secdesini gerektirir. Namazın vâciplerinden birini bile bile, kasten terk etmek ise namazı bozar, sehiv secdesi ile düzeltilemez. Sehiv secdesi demek, yanılma secdesi demektir. Kasıtlı yanılma olmaz.

 

 

Namazda farzlardan biri terkedilir de eğer namaz içerisinde bu farzı kaza ederek gidermek mümkün ise giderilerek sehiv secdesi yapılır. Bu da terkedilen rükünden hemen sonraki rükünde hatırlanıp kaza edilebilir. Eğer terkedilen bu farz, namaz içinde kaza edilmeden namaz bitirildi ise, o namazın yeniden kılınması gerekir, çünkü farzın terki namazı fâsid kılar.  

 

Terk edilen bir farzın namaz içinde kazası șu hallerde olabilir :

 

1- Kırâati unutan kiși bunu rükûda hatırlarsa rûkû sırasında terk etmiș olduğu kırâati okur, böylece o kırâati kazâ etmiș olur ve namaz sonunda sehiv secdesi yapar. Eğer secdede hatırlarsa artık çok geçtir ve namazı yeniden kılar.

 

2- Bir kimse rûkû yapmadan secdeye varsa ve bunu birinci secdede hatırlasa hemen geri ayağa kalkarak rûkûyu kaza edebilir. Bu rükû önceki secdeyi iptal ettiği için her iki secdeyi de yaparak namaza devam eder ve sonunda sehiv secdesi yapar. Eğer bunu 2. Secdede hatırlarsa namazın iadesi gerekir.

 

3- Bir kimse dört rekâtlı bir farz namazın son oturușunu unutarak beșinci rekatı kılmakta iken oturușu unuttuğunu hatırlasa, eğer henüz secdeye varmamıș ise hemen oturur ve tahiyyâtı okuyarak selâm verir ve sehiv secdesi ile hatasını tamir eder. Ama beșinci rekâtın secdesini yaptıktan sonra hatırlarsa bu namaz nafileye dönüștüğünden bir rekât daha kılarak altıya tamamlar ve kılmakta oldüğu farzı yeniden kılar.

Buna karșılık dört rekatlı bir farz namazda namazın sonunda oturduktan sonra unutarak beșinci rekâta kalkılmıș olsa, bu fazla rekât secde ile tamamlanmıș bile olsa namaz bozulmaz. Fazladan kılınan bu rekâta devam edilerek bir rekât daha ilâve edilir ve namazın sonunda sehiv secdesi yapılır. Fazladan ilâve edilen son iki rekât ise nafile yerine geçer.

Namaza « Allah-ü ekber » lâfzıyla bașlamamanın telâfisi yoktur. Namazın tekrarı gerekir.

 

Șu durumlarda sehiv secdesi gerekir :

 

1- Namazın rükünlerinden birini fazladan olarak tekrar etmek. Meselâ bir rekâtta iki kere rükû veya üç kere secde etmek, rekâtlardaki fatihayı ardarda iki defa okumak gibi durumlarda sehiv secdesi gerekir.

 

2- Namazın rükünlerinden birini önce veya sonra yapmakla sehiv secdesi gerekir. Meselâ kıraatten önce rükû yapmak veya oturacağı yerde kalkmak ya da kalkacağı yerde oturmak gibi. Rükû edeceğine secde etmek ya da secde edeceği yerde rükû etmek de böyledir. Yani kısacası ister imam, ister tek bașına kılan olsun, bir fiili bașka bir fiilin yerinde yapmak sehiv secdesini gerektirir.

 

3-Namazın bir rüknü içerisinde o rüknü eda edecek kadar bir sürenin hiç bir șey yapmadan (meselâ bașka bir șey düșünülmesi gibi) geçirilmesi de sehiv secdesini gerektirir.

Namaz kılan kimse bașlama tekbirini alıp almadığından șüphe etse ve uzunca bir süre düșündükten sonra iftitah tekbirini almıș olduğunu hatırlasa veya tekbir almadım diye yeniden tekbir aldıktan sonra bașlangıç tekbirini aldığını hatırlasa, sehiv secdesi gerekir.

 

Fatiha’yı okuduktan sonra ne okuyacağını düșünürken bir rüknü eda edecek süre suskun kalsa sehiv secdesi gerekir.¨

 

Üç rekât mı yoksa dört rekât mı kıldığında tereddüt ederek düșünülse ve düșünme uzasa, vacip geciktirildiği için sehiv secdesi gerekir.

Bir kimse Fâtiha’yı hiç okumasa veya büyük bir kısmını okumasa veya fatihadan sonra sûre okunacakken okumasa, sehiv secdesi gerekir. Veya Fatiha’yı okuduktan sonra bir sûre veya âyet ilâve etmeden tekrar Fâtiha’yı okusa sehiv secdesi gerekir. Ama Fâtiha’yı son iki rekâtta iki kere okuması durumunda sehiv secdesi gerekmez.  Bir görüșe göre ise zammi sûreden sonra Fâtiha’yı tekrar okusa sehiv secdesi gerekmez.

 

Dört rekatli bir farz namazın ilk iki rekatında bir șey okumasa, sonra bunu hatırlasa, son iki rekatta hem fatihayı okur hem de sûre okur ve selamdan sonra sehiv secdesi yapar.

 

Bir kimse birinci ve ikinci rekatta sûre okumadığını rükûda iken veya rükûdan bașını kaldırınca daha secdeye gitmeden hatırlasa, geri kıyâma döner yâni ayakta kalır ve sûreyi okuduktan sonra tekrar rükû yapar. Namazın sonunda da sehiv secdesi yapar.

 

Namazda unutarak fatihadan önce bir sûre okunsa, fâtiha okunup arkasından tekrar sûre okunur ve sonunda sehiv secdesi yapılır. Fâtihadan önce tek bir harf bile okunsa sehiv secdesi yapılır.

Bir kimse Fâtiha’yı okuyup okumadığından șüphe etse, henüz bașka bir sûreye bașlamamıssa Fatihayı okur. Ama bașka sûre okumușsa artık Fâtiha’yı okumaz. Sûrenin okunması Fâtiha’nın okunmuș olduğu hakkında ağırlık basar ve sehiv secdesi yapmaz.

 

Vitir namazında, kunut dualarını okumadığını rükû bittikten sonra anlasa, dönüp kunut duâsı okunmaz ve sehiv secdesi yapar. Kunut tekbirinin unutulması halinde ise sehiv secdesi yapılıp yapılmayacağı hakkında görüșler farklıdır.

 

Vitir kılan kimse üçüncü rekâtta, fatiha ve bir sûre okumadan kunut okuyup rükûya varsa ve rükûda bunu hatırlasa, geri kıyâma döner ve fatihayı ve sûreyi okur.

 

Dört rekâtlı farzların son iki rekatında Fâtiha’dan sonra sûre okunmuș olsa, sahih görüșe göre sehiv secdesi gerekmez.

 

Tek bașına namaz kılan kișinin açıktan veya gizliden okumasından dolayı sehiv secdesi gerekmez, ancak mekruhtur.

 

Ta’dîl-i erkâna uymak vâcip olduğundan dolayı buna uymamak sehiv secdesini gerektirir. Ta’dîl-i erkân demek, rükünleri usûlüne uygun olarak çok acele etmeden yerine getirmek demektir. Rûkûdan doğrulurken ve iki secde arasında vücudu iyice doğrultmak gibi.

 

Namazın birinci veya ikinci oturușunda tahiyyat okunmamıș olsa, sehiv secdesi gerekir.

Dört rekatlı bir farzda birinci oturușta, üçüncü rekata kalkmadan önce « Allâhümme salli alâ Muhammed » denmiș olsa, sehiv secdesi gerekir.

 

Namazda tahiyyat, salâvat ve zikirlerin açıktan okunması sehiv secdesini gerektirmez.

Cemaatle kılarken, birinci oturușta imam tahiyyatı hızlıca okuyup kalkarsa, cemaat kendisi okumasını bitirdikten sonra kalkmalıdır.

 

Öğle namazının birinci oturușunda namazı tamamladım zannıyla selam veren kiși, eğer namazı bozucu bir davranıșta bulunmamıșsa, yeniden ayağa kalkıp namazını tamamlar ve sehiv secdesi yapar. Cemaate sonradan katılan kiși, unutarak imamla selâm verse sehiv secdesi gerekmez.

 

Yazıyla İlgili Ziyaretçi Yorumları

Sayğı deger çdk kıymetli ağabeyciğim,uzaklardan da olsa sitemizde mesleğinize bağlı konularda bilğilendirmeler de bulunmandan mutlu oluyoruz.Sizlerle birşeyler paylaşmak ne kadar güzel,Allah sizlerden razı olsun.Malumunuz hikmet ilm ve amelin birleşmesinden meydana gelen yüksek bir sıfattır.Bilmeyen veya bildiği ile amel etmeyen kimse hikmet sahibi değildir.Her şeyin aslını öğrenmek için edinilen bilgiye de hikmet denir.Adaba,ahlaka,öğütlere ait güzel sözlerede hikmet denir.Hikmetinden feyz aldırdığın için teşekkür ederim.
Haddime düşmeyerek hikmet ile ilğili bir Ayet'i Kerime'yi aktarmak isterim.
''Kendisine hikmet verilen kimseye muhakkak birçok hayır verilmiş olur.''(Bakara 2/269)
Selamlarımı sunarım. ( 12-12-2012 / 20:03:55 )

Dede Cihan
  Ziyaretçi Yorumu
 
Bu Yazarın Diğer Yazıları