Dinar Haberleri Websitesine Hoşgeldiniz.
HAZRET-İ PEYGAMBER’İ ZEHİRLEME TEŞEBBÜSÜ
Köşe Yazısı Tarihi : 18-02-2013       
İsmet Mere
ismet.mere@mynet.com

( Manevi Penceremiz )

HAZRET-İ PEYGAMBER’İ  ZEHİRLEME TEŞEBBÜSÜ

Hayber, Medine-Suriye yolu üzerinde bulunan ve Medine’ye 150 Km. Kadar uzaklıkta, güzel hurma bahçeleri,

verimli tarlaları olan ve yedi adet büyük kaleden meydana gelen bir şehirdi. Hendek savaşı sırasında Medine’de bulunan yahudi kabîleleri olan Benî Kaynukâ’, Benî Nadîr ve Benî Kurayzâ kabîleleri, anlaşmalara ihânet ederek düşmanla işbirliği yapmıslardı. Bundan dolayı da savaş sonunda Medîne’den sürülmüşlerdi.  

Medîne’den sürülen bu yahudilerin bir kısmı Sûriye tarafına gitmiş,  bir kısmı da bir yahudi merkezi olan Hayber Şehrine gitmişlerdi. Burada bulunan yahudiler, arap kabilelerini dolaşarak bu kabileleri müslümanlara  karşı kışkırtıyorlardı. Bir yandan da Suriye’ye giden kervan yolu üzerinde olduklarından, ticaret kervanlarına zarar vermeye başlamışlardı.

Bu sebeple Hayber’in fethedilmesi bir zaruret haline gelmişti.

( Hayber’deki  kalelerin fethini bir başka yazımızda inşallah geniş olarak anlatırız.)

Rasûlüllah’ın zehirlenmesi :

 Hayber’deki kaleler fethedildikten sonra Peygamberimiz (a.s.) birkaç gün daha Hayber’de kaldı. Bu günlerden birinde, Hayber yahudilerinden Hâris’in kızı olup Sellâm İbn-i Mişkem’in karısı olan Zeyneb bint-i Hâris, Peygamberimizi ve ashâb-ı  kiramdan bâzılarını dâvet ederek bir ziyâfet verdi. Sofraya da kızartılmıș bir koyun koymuştu. Ashab ve peygamberimiz sofranın etrafına oturmuşlardı. İlk lôkmayı peygamberimiz aldı ve onunla birlikte ashabı da etten almışlardı. İlk lôkmayı biraz çiğneyen Rasûlüllah (s.a.s.) hemen lokmayı ağzından çıkararak bağırdı ve « bu et zehirlidir yemeyiniz » dedi. Ancak bu sırada ashabtan Bişr ibn-i Ber⒠ibn-i Ma’rûr hazretleri lokmasını yutmuş bulunuyordu. Kullanılan zehir çok güçlü olduğu için  de Beşir Hazretleri kurtulamıyarak vefat etti. Peygamberimiz ve ashabı, kan aldırmak sûretiyle zehirin etkisini bertaraf etmişlerdi.. 

Bunun üzerine bu yahudi kadın yakalanarak sorguya çekildi ve «bu hıyânete nasıl cür’et ettin » diye sorulduğunda suçunu itiraf ederek dedi ki :

« Senin hak peygamber olup olmadığını sınamak için yaptım. Eğer sen hak peygamber isen nasıl olsa sana bildirilir ve sen de zehirlenmezsin. Eğer hak peygamber değilsen biz de senden kurtulmuş oluruz dedim. Şimdi de zehirlenmediğini görünce senin hak peygamber olduğunu anladım. Bundan dolayı şu andan itibaren sana inanıyor ve iman ediyorum » dedi. 

Rasûlüllah peygamberlik büyüklüğünü göstererek kendi şahsına karşı işlenen bu suçtan dolayı bu kadını affetti. 

Ancak daha sonra Bişr ibn-i Ber⒠hazretlerinin mirasçıları kadın hakkında dâvâcı olduklarından, Kur’an’daki kısas hükmüne dayanılarak bu kadın kısas edilerek öldürüldü.

Böylece bir yahudi tuzağı da boşa çıkarılmış oldu.

Yazıyla İlgili Ziyaretçi Yorumları
Bu haberle ilgili henüz hiç ziyaretçi yorumu yazılmamıştır. İlk yorumu yapmak için lütfen buraya tıklayınız...
  Ziyaretçi Yorumu
 
Bu Yazarın Diğer Yazıları