Dinar Haberleri Websitesine Hoşgeldiniz.
OKUL KIYAFETLERİ : BİRKAÇ NOT DAHA
Köşe Yazısı Tarihi : 08-03-2013       
Mehmet Tekin
guneydekultur@hotmail.com

( Dinar Yazıları )

OKUL KIYAFETLERİ : BİRKAÇ NOT DAHA
Mehmet Tekin

Daha önce bu sayfalarda yayımlanan bir yazımda Milli Eğitim Bakanlığı’nın okullarda önlük ve formaları kaldırıp kıyafeti serbest bırakması konusuna da temas etmiştim. Milli Eğitim Bakanı, hiçbir inceleme ve araştırmaya dayanmadan, kimseye sormadan okullarda kıyafetin serbest olduğunu açıkladı. Yenilik uğruna, demokrasi uğruna bütün kuralları yıkmaya, değiştirmeye  alıştık ya. Son dönemde bir çok konuda olduğu gibi, her kararı “bırakınız yapsınlar” anlayışından hareketle alıyoruz, bu da demokratikleşme oluyor. Sonra kalkıyor bunu başbakan da savunuyor -ya da savunmak zorunda kalıyor. Daha sonra  Başbakan Yardımcısı, kendi asli göreviymiş gibi bu konuda beyanat veriyor,  “okullardan sonra askeri okulların ve polis okullarının da sivil kıyafete geçmelerinin zamanı geldi, tek tip kıyafetlerden vazgeçilip, farklılıkların bir arada yaşaması gerekir” diyor. 
Kimse tek tip ya da bir örnek hayat, şekil peşinde değil. Ama her işin, her mesleğin bir özelliği, kendine özgü bir ruh hali ve buna uygun biçimsel gereklilikleri vardır. Kıyafet bazı mesleklerin ruh disiplininin bir parçasıdır. Bütün dünyada bu böyledir. Öğrencilikte bile kıyafet, öğrenciyi görünmez bir disipline uymaya zorlar. Bu bakımdan, yukarıda sarfedilen sözün bir bakanın değil de kimin ağzından çıkarsa çıksın geçerliliği yoktur. Memurlukta da aynıdır. Memurlarda kıyafet zorunluluğunun kalkması için harcanan çabalar da sanki bir şeyleri yıkmış olma içgüdüsüne dayanmaktadır. O zaman devlet dairelerinde ve okullarda yaşanacak karmaşayı bir düşününüz. Çıplaklığın, teşhirciliğin  en aşırısından kapalılığın en uç noktasına  kadar olan yelpaze içinde, 1980 öncesindeki gibi, parkalı, postallı, saçı sakalı birbirine karışmış, bağrı açık, hiçbir kural tanımayan bir memur, öğretmen ve öğrenci kitlesiyle nereye varabilirsiniz? Bu serbestlik değil, toplumun gelişmesine hiçbir katkısı olmayan bir curcunadır ki, bu da hoş bir şey değildir.
 Okullarda tam kıyafet serbestliğini sağlamak bugün için bir fazilet değildir. Avrupa’ya benzemek içinse, şeklen zaten içimiz dışımız, yaşayışımız Avrupa lı oldu. Yani biz, bir ölçüde artık “biz” gibi yaşamıyoruz. Bazı yerlerde bir takım okullardan (belki de, muhtemelen sözü  geçerli kişilerin çocuklarının okuduğu okullardan) kıyafetle ilgili böyle bir talep gelmiş olabilir. (Vaktiyle Milli Eğitim Bakanı Hasan Sağlam’ın, torununun şikayeti üzerine bir emirle okullarda ödev verilmesinin yasaklandığı da anlatılırdı). Ama genel bir talep olduğunu hiç duymadık. Anladığımız kadarıyla, okullarda kıyafet serbestliği uygulaması çağdaşlaşma amaçlı değil Avrupa ülkelerine benzemeye yönelik, kerameti kendinden menkul ve Cumhuriyetin 90. yılında, tepeden inme değişimi emreden  emir nitelikli bir karardır. Değişimle, çağdaşlaşmayla ilgisi yoktur. Yeter ki bir şeyler değişsin. Tekrar endişemi belirtiyorum: Bunda mutlaka  giyim sanayindeki büyük firmaların, çocuk modası yaratıcılarının ve alışveriş merkezlerinin etkisi vardır. Bunun ailelere maddi ve manevi zararları olmuştur, bunun okullardaki düzenin sağlanmasına olumsuz etkileri olmuştur, o olmuştur, bu olmuştur. Ama bunu kimse dikkate almamıştır.

  Sözümü bitirmeden ilgililere konu ile ilgili  kısa bir paragraf aktarmak istiyorum:
Dörtyol Süleyman Demirel Anadolu Lisesi öğrencileri, 2012 yılının Kasım ayında okul müdürü başkanlığında İspanya’ya resmi nitelikli bir gezi düzenlemişti. Orada geziler, incelemeler, görüşmeler yapan grup dönüşte izlenimlerini yayınladı. Bunlar arasında şu not ta vardı:

“İspanya’da okullarda kıyafet serbestisi var. Hem öğrenciler, hem de öğretmenleri okullara istedikleri kıyafetle gidebiliyorlar. Bizim yaptığımız sunumda  öğrencilerimizi formalı görünce çok beğendiler  ve özentilerini dile getirerek ‘keşke bizim  okullarımızda da  forma uygulaması olsa’ diye dileklerini ilettiler. Bizler serbest kıyafet uygulamasını tartışırken onlar bizim yaptığımız uygulamayı beğeniyorlar. Okullarında yaşadıkları en büyük sıkıntının  ne olduğunu sorduğumuzda   ‘yarın okula gelirken ne giyeceğim?’ cevabını verdiler…” 
 Değişim rüzgârları Bakan Bey’i değiştiremedi, ama görevini değiştirdi. Şimdi daha makul görünen yeni Milli Eğitim Bakanı bu konuda kapıyı açık bıraktı. Dileriz okullar, öğretmenler, öğrenciler, veliler bu konudaki görüşlerini (kapris, heves ve fantezilerden kurtularak) sağlıklı bir şekilde kamuoyuna ve bakanlığa iletirler de, konu amaca ve milletimizin arzularına, ideallerine uygun sağlıklı bir çözüme kavuşur.  

Yazıyla İlgili Ziyaretçi Yorumları

Bırakın Allah aşkına kaçıncı yüzyılda yaşıyoruz.Hala kıyafetle uğraşıyorsunuz.Bırakın kim ne giyerse giysin siz kimin ne düşündüğüne düşüncesiyle millete nasıl faydalı olduğuna bakın.Disiplin başarıyı getirseydi 60 lı 70 li yıllarda öğretmenden korkusuna altına edenler dünyanın en iyileri olurdu.Bırakın bu edebiyatıda gerçekleri görün artık... ( 26-04-2013 / 14:05:11 )

Saniye Yıldırımer

Sakin ol bakalım Muhittin Bey senin hatırın için yaşanmış bu olayı yaşanmamış olarak da kabül ederiz.Canın sağolsun... ( 12-03-2013 / 08:36:12 )

Egitimci

Sayın "eğitimci" (?) yazınızın neresini düzelteyim bilmiyorum.
Bilmem biliyor musunuz okul bahçesinde sigara içmek suçtur.Bir öğrenciyi; hem müdür yardımcısı olan hem de dersini okuttan bir öğretmen tanımıyorsa bu olay aynen adınızı eğitimci olarak niteleyip eğitimden bihaber olan şahsınıza benzer. ( 11-03-2013 / 22:29:49 )

Muhittin Gökçe

Kılık kıyafet serbestliğinden sonra bir okulda yaşanan bir olayı sizlerle paylaşayım.Müdür yardımcısı teneffüste okul bahçesinde bir gurup öğrencinin yanından geçerken içlerinden birsisinin sigara içtiğini görür.Herhalde bu veli veya öğrencinin sivil arkadaşıdır der.Sigara içene hoşgeldiniz der elini sıkar ve oradan ayrılır.Aynı kişiyle bir müddet sonra sınıfta karşılaşınca sigara içeninde öğrenci olduğunu öğrenir.Buyrun buradan yakın... ( 11-03-2013 / 11:02:24 )

Eğitimci

Akepe tarafından düşman bellenen birisi olarak:
Tek tip kılık kıyafet uygulaması yanlıştı(r).
*Öğrencileri kılık kıyafet ile disipline etmek eğitimin özüne terstir. Eğitim bir disiplindir ama olay disiplin eğitimi değildir.Daha orta bir öğrencisine takım elbise giydirmek (Fatik İoo) akıllara zarardır.
*Toplumun ahlak düzeyi düşükse bunu tek tip kıyafetle gideremezsiniz. O zaman ahlakı tek tip kıyafetle sağlamaya çalışırsanız sokaklara da zorunluluk getirirsiniz.
*Kaldı ki Dinarda bile öğrenci kıyafetlerinden dolayı velileri nasıl birilerinin kucağına itildiğini gördük. Bu senede oldu. Buna hiç kimse sesini çıkarmıyordu?
*Eğitim hayatın bir parçasıdır. Tek tipten başka kıyafet giymesini beceremeyen öğrenciler hayatla karşılasınca tukaka oluyorlar. Kaldı ki bu şekilde yetişen insanın özgür düşünceye sahip olması mümkün değildir. Bakın akepe bunca hatasına rağmen hala iktadardadır. Çünkü bu toplum hep gücün yanında olması gerektiğini öğrenmiştir. Kendisi olamayanlar (h)Hakkın yanında da olamaz.
***Tamamen serbestlik mi? O ayrı bir yazınının(yorumun) işi.
Vesselam .. ( 10-03-2013 / 17:28:18 )

Muhittin Gökçe

Elleriinize sağlık üstadım.Dileğim yazını yetkililer okurda anlarlarsa ne mutlu biz yazanlara.Yakın zamanda okullarda hiç disiplin olmayacak disiplini uygulamayacaklar.Yöneticilerimiz çok zor durumda kalacaklar ve neleri göreceğiz yaşarsak şahit olacağız.Bu günkü üst makamlardan emekli olmuş kişiler eski yılların unuutulmaz öğretmenlerinden Reşat Bey,Kadir Bey,Sıdıka,Zehra Hanımlar,Kamil Bey,Ali Bey gibi daha sayamadığım öğretmenlerimizin disiplinleriyle verdikleri terbiyeleri kişileri adam gibi adam edilmesi sağlanmıştır. ( 09-03-2013 / 12:47:54 )

Ayhan Kalkan
  Ziyaretçi Yorumu
 
Bu Yazarın Diğer Yazıları