Dinar Haberleri Websitesine Hoşgeldiniz.
DİNAR  KÜLTÜRÜNÜ ARAŞTIRMA ÇALIŞMALARINA İLİŞKİN BAZI DİLEK VE ÖNERİLER
Köşe Yazısı Tarihi : 27-05-2013       
Mehmet Tekin
guneydekultur@hotmail.com

( Dinar Yazıları )

DİNAR  KÜLTÜRÜNÜ ARAŞTIRMA ÇALIŞMALARINA İLİŞKİN BAZI DİLEK VE ÖNERİLER
Mehmet Tekin
Afyonkarahisar, kültür değerleri yönünden ansiklopedi dolduracak zenginlikte bir ilimizdir. Her ilçe bu ansiklopedinin bir cildini oluşturur ve her cilt içinde saymakla bitmeyecek güzellikler, zenginlikler barındırır. İşte bu zenginlik ve güzellikler hazinesinin bir cildini de Dinar oluşturur.
Birkaç yıl öncesine kadar -deprem dışında-   hep gözlerden uzak kalan, mahalli birkaç yayın dışında yayınlara konu olmayan, araştırmacıların ilgisini çekmeyen  Dinar nihayet birkaç kişinin ilgisini çekti, bazı tezlere konu oldu.  Ama bu zenginlik  birkaç tezle ifade edilecek boyutun çok ötesindeydi.  Her tez ancak bu külliyata girecek maddelerden sadece birisi olabilirdi. Kaldı ki bu çalışmalar da genellikle  kütüphane ve internet araştırmasına dayalı olup, saha araştırması ve arşiv belgeleri yönünden zayıf kalıyordu. Tarih konusunda arşiv belgeleri elbette araştırılacak ve değerlendirilecektir.  Kültürel ve sosyal değerlerin araştırılmasında ise saha araştırmaları  ön planda gelir. Hızlı sosyal gelişme ve değişim sürecinde erozyona uğrayan ,  kaybolan, kaybolmaya yüz tutan değerlerin araştırılmasında bu husus çok önemlidir. Bu amaçla Çöl ovası, Dombay Ovası ve Dinar  Ovası bölgeleri bu amaçla ayrı ayrı ele alınıp kendi içinde değerlendirilmeli, daha sonra  “Dinar” denen bütünü oluşturan tablo bütün güzelliği ile ortaya çıkarılmalıdır.
Son üç yıldır Dinar Belediyesi tarafından düzenlenen ve AKÜ tarafından yürütülen sempozyumlar Dinar araştırmaları için çok önemli bir etkinliktir. Bunun yanında Suçıkan Oteli binasında  Dinar Belediyesi tarafından  kurulan müze de Dinar kültürü konusunda atılmış hayırlı adımlardan biridir. Daha önce de bir vesile ile ifade ettiğimiz gibi bu konuda yapılacak iş, önce müzenin profesyonel ve bilimsel bir yaklaşımla düzenlenmesi, ikincisi, gelecekte bu müzenin devam edebilmesi ve hiç kimsenin müdahelesine maruz kalmaması için  hukuki esaslara (kuruluş kararı, ödenek ve kadro tahsisi, yönetmelik ve çalışma talimatı) bağlanarak kurumlaştırılmasıdır. Bundan sonra  uzman personel ve yönetici atanmalı, düzenli işlemesi için her türlü tedbir alınmalıdır. Düzenli çalıştığı takdirde bu kurum, bütün bölge için bir  hazine, okullar için bir laboratuar olacaktır.
Bu alanda çalışma yapmakla yükümlü olan ve elinden geldiğince yapan bir kuruluş ta Dinar Halk Eğitim Merkezi’dir.  Bu kurum, halkın okul çağı dışında kalan kesimine hitabeder, beceriler kazandırır, ayrıca  açık öğretim hizmetlerini de yürütür. Görevi gereği saha çalışmaları yapma imkânına da sahip olan Halk Eğitim’in görev alanı geniş, ama bildiğimiz kadarıyla imkânları sınırlıdır.  Her yıl, yıl boyunca çalışılır ve eskiden beri yıl sonunda usulen bir sergii açılır.
 Geçmiş yıllarda bu konuda herkesin çalışmaları zenginleştirmek için elinden geleni yaptığına şüphe yoktur. Ama son yıllarda faaliyetlerde bir artış ve zenginleşme dikkati çekmektedir. Bunda Dinar Halk Eğitim Müdürlüğü görevini sürdüren Yaşar Sağlam’ın yıllardır yapamadığı çalışmalara el atıp, bir an önce tamamlama arzusunun büyük rolü vardır ve bu amaçla araştırmalarını sürdürmektedir.  Ayhan Kalkan’ın ve Mehmet Özalp’ın kitaplarına şimdi Yaşar Sağlam’ın ve  Raif Öztürk’ün  kitapları da eklenmiştir, kitaplıklarda yerlerini almıştır. Tek başına veya birlikte hazırladıkları  ya da yayınlanmasına yardımcı oldukları kitaplar büyük bir boşluğu doldurdu, hem içerde, hem dışarıda Dinar’ın kültür zenginliğini belgeleyen eserler oldu. Dinar Belediyesi bu eserleri yayınlamakla büyük bir boşluğu doldurdu. Bu hizmetlerin teşvik edilmesi ve sürdürülmesi geleceğimiz açısından çok önemlidir. Bu konuda Belediye Başkanı Sayın Saffet Acar’ın elinden geleni yaptığını gönül rahatlığıyla söyleyebiliriz.
 Yukarıda Halk Eğitim Merkezi’nin yıl sonu sergisinden söz ettik. Bu sergiler elbette devam edecektir. Ama sergiyle yetinmeyip eskiye  göre farklı bir anlayışla ele alınması, yeni yaklaşımda bu sergilerin klasik çerçeveden çıkarılarak  resmi  formaliteden kurtarılması, protokola hitabeden  bir gösteri değil, iki güne yayılan ve tüm halkın katılıp yaşadığı  zengin bir şölene dönüştürülmesi gerekir.  Bu şölende yer alabilecek etkinliklere örnek vermek gerekirse:
Öğrencilerin  kurslarda kazandığı beceriler ve ürettikleri ürünlerin sergilenmesi yanında, zorunlu bir etkinlik olan  halk oyunları gösterisi, tüm yöre şairlerinin katıldığı bir şiir şöleni, Kerem havalarının sunulduğu bir konser, Dinar Türküleri konseri, düğün çalgıcı gruplarının ikişer-üçer parça ile katılacakları bir fasıl sunumu, seçilmiş oyunlardan oluşan bir Dinar çocuk oyunları gösterisi, Dinar Fotoğrafları sergisi, müzede yer almamış folklorik malzemelerden oluşan sergi, Dinar’da yayınlanmış gazete ve dergiler sergisi, Dinar’da yayınlanmış kitaplar sergisi… de düzenlenebilir, düzenlenmelidir.
Varlığı olan bu varlığını bir şekilde sergiler; olmayan elini oğuşturur.  Bu yönlerden çok zengin olan Dinar varlığını  bütün zenginliğiyle sergileyecek ve bu faaliyetler yöremizin  kültürünü tanıtma,  sahip olduğu değerleri koruyup yaşatma bakımından büyük bir kazanç olacaktır. Bu konuda emek sarfeden herkesin hayırla yâdedileceğini bir kere daha hatırlatıyor, kendilerini içtenlikle kutluyoruz.

Yazıyla İlgili Ziyaretçi Yorumları

Teşekkürler sayın hocam Mehmet Tekin:Düşünce ve önerileriniz çok doğru.Benim düşüncemde Festivalimize Afyon AKÜ'yü karıştırmadan kendimizce uygulasak kararları kendimiz alsak bence bu çalışmalardan daha başarılı oluruz.Festival komitesine bakıyorum 30-40 kişinin içinde yalnızca 10-15 kişi görevli,Festivalde görev alacak öğrenciler bile Afyondan getiriliyor.Dinarda yüksek okul öğrencileri yok gibi.Kimileri doçent kimileri profosör olacaksa festivaldeki etkinliklerlemi olacak.Oturumcuların kaç tanesi şahsi olarak gelip Dinar'da inceleme yapmıştır.Kitaplardan ve internet çalışmalarıyla karşımıza çıkılıyor.Lütfen gelecek yıl Üyelerin çoğunu Dinardan oluşturun ve Dinar konuları işlensin Festival gününü de etkinlikleri azaltarak veya gününü çoğaltarak planlansın.Vatandaş hangi birini izlesin.İlk seneki hıdrellez gününde başlayan festivalimiz de dolu doluydu ve büyük bir katılım vardı.Bu konuyu festival sonrası FESTİVALİN ARDINDAN başlığı ile bir yazı hazırlayıp dile getireceğim.Dikkate alıp almamak yetkililerin işidir.Festival sonrası büyük bir katılımla bir toplantı yapılmakta artı ve eksileri tartışmakta fayda olacağını sanırım ve bekliyorum.Saygılarımla. ( 27-05-2013 / 14:19:45 )

Ayhan Kalkan
  Ziyaretçi Yorumu
 
Bu Yazarın Diğer Yazıları