Dinar Haberleri Websitesine Hoşgeldiniz.
NEVRUZ BARIŞ, HUZUR VE GÜZELLİKLER GÜNÜDÜR
Köşe Yazısı Tarihi : 21-03-2016       
Mehmet Tekin
guneydekultur@hotmail.com

( Dinar Yazıları )

NEVRUZ BARIŞ, HUZUR VE GÜZELLİKLER GÜNÜDÜR
Bayramlar bir milletin dini inançlarının, mitolojisinin, tarihinin, kültürünün, seciyesinin, fikrî birikimlerinin ve zevklerinin kaynaşmış olarak bir bütün halinde yaşandığı, millî karakterin riyâsız olarak yansıtıldığı birlik, kardeşlik ve sevinç günleridir. Her toplumun kendine göre bayramları vardır. Aynı şekilde bizim de millî, dinî, örfî bayramlarımız var. Bunlardan biri de “Yeni gün” ya da “Nevrûz” dur. Mitolojik ve  kültürel geçmişimizin bir hatırası olan Nevrûz, dünyadaki Türk topluluklarının en az üç bin yıldan beri kutladıkları ortak bir bayramdır.
Nevrûz, sert geçen kış aylarından sonra bahara kavuşmanın  sevinç ve coşkusunu yansıtan ve baharla başlayan yeni yılı karşılamayı amaçlayan sevinç ve coşku günüdür. Nevrûz’un kutlanma günü, “Mart dokuzu”  da denilen 21 Mart gününe isabet eder. O gün güneş Koç Burcuna girer ve gece ile gündüz birbiriyle eşitlenir. 12 hayvanlı Türk Takvimi’nde de 21 Mart yılbaşıdır.
Nevrûz şenlikleri  çok çeşitli etkinlikler içerir. Ama giderek yozlaşıp sembolik hale getirildiği için burada bu konuya girmeden Nevrûz coğrafyasına  kısaca değinmek istiyorum:
Coğrafi bakış açısından ele alındığında, Nevrûz’un, tarih ve medeniyetin geliştiği, büyük olayların cereyan ettiği, pek çok yükseliş ve çöküşlere sahne olmuş bir bölgede kutlandığı görülür. Nevrûz’un  coşkuyla kutlandığı, sosyal hayatı etkilediği ya da en azından bir kavram olarak bilindiği coğrafya göz önüne getirildiğinde, Sibirya’dan başlayarak Asya ortalarına, Saha (Yakut) bölgesinden Avrupa’da Balkanlara kadar uzanan, aşağı yukarı 30o kuzey enlemi ile 50o kuzey enlemi arasına rastlayan ve “Avrasya Türk  Kültür Kuşağı” adını verdiğimiz bir kuşak üzerinde yer aldığı görülür.
Bu belirttiğimiz Nevrûz kuşağı içinde yer alan ve Nevrûz’u tarihi ve mitolojik motifler yönünden farklı temellere dayandıran  İran’da, uygulamada Türk ülkeleri ile ortak motiflere de rastlanabilmektedir.  Hatta Türk ülkeleri ile İran’ın aynı coğrafyayı paylaşmasından ve ülkelerin belli dönemlerde tarihlerinin binişiklik göstermesinden dolayı bazı kaynaklarda Nevrûz kavram ve uygulamasının İran’da başladığı ve İran’dan Türklere geçtiği ileri sürülmektedir. Bu İranî Nevrûzun kaynağı Tuhfetü’s-Seniyye ve benzeri eserlerdir. Bu eserlerde  Nevrûz kutlamaları ile Nemrud’un Hz.İbrahim’i ateşe atması, Hz. Musa , Hz. Süleyman dönemi, Fars Meliki Cemşid ve Mısır…arasında bağ kurulur, Feridun’un Dahhak’ı katledip tahta çıktığı güne Mihr-cân adı verdiğinden ve bunun kutlandığından bahsedilir. Rivayetler çok ve muhteliftir. Ama Türk mitolojisinden kaynaklanan Nevrûz ile buna bağlı inanç ve uygulamaların temelinde İran mitolojisine ait unsurlar olan Cemşit, Dahhak, Kava gibi kavramlar değil, büyük ölçüde Türk mitolojisi ve Şamanizm etkileri vardır. Buna paralel olarak, Türk ülkelerinde âdet olan Nevrûz ateşi de ateş kültünden kaynaklanmakta olup, Hz. İbrahim’in ateşe atılmasıyla ya da  ateşperestlikle ilgisi yoktur.
Tuhfetü’s-Seniyye’de yer alan olaylara göre daha keskin duygular telkin eden, Hint kökenli motiflerden kaynaklanan ve Türkiye’deki bazı çevrelerin sözde Nevrûz kutlamalarında hep öne çıkarılan  Kava-Dahhak olayı, bir zalime karşı kin, öfke ve intikam motifleri ve isyan duyguları ile örülmüştür. Türklerin Nevrûzu ise milletçe dünyaya yeniden açılışa, tabiatın engellerinden kurtuluşa, tabiatın canlanmasından duyulan sevinç ve coşkunun ifadesine yönelik olup, neşe, sevinç, dostluk, barış, kardeşlik ve dayanışma esasına dayanan nezih bir bayramdır. Yani, Nevrûz fikrinin temelinde şiddet, kötü emeller, isyan yıkıcılık, kırıcılık yoktur, bunlar Nevrûz ruhuyla asla bağdaşmayan kavram ve davranışlardır.
Sonuç olarak belirtmek gerekirse, Nevrûz, tabiatın yeniden canlanmasından duyulan sevinci ifade eden barış, huzur, güzellik ve kardeşlik günüdür. Bu günü Doğu illerinde de geçmişte halkımızın aynı güzel niyetlerle kutladığına şüphe yoktur. Ama son yıllardaki gibi, farklı emeller peşinde koşan birtakım çevreler  Nevrûz gününü Fars kökenli mitolojinin şemsiyesi altına sığınıp yıkıcı siyasi emellerine alet ederek devleti  tehdit  etmek , ülkede kaos yaratmak ve birliğimizi, beraberliğimizi bozmak, parçalamak için  kullanmışlar, bu istismara ses çıkarılmamıştır. Böyle militanca girişimlerin bayramla uzaktan, yakından ilgisi yoktur. Nevrûzu, toplumu ayrıştırmak amacıyla anlamını tersyüz ederek böyle emellere alet etmek hem Türk tarihine, mitolojisine ve geleneklerine aykırıdır, hem de milli birlik, beraberlik ve kardeşlik ruhuna ihanettir.  Dileğimiz, ülkemizde sağduyunun hakim olması ve Nevrûzun yine ülkenin dört bir yanında eskiden olduğu gibi  geleneklerimize uygun olarak coşku içinde kutlanması, halkımızın hep barış ve huzur içinde yaşamasıdır.

Yazıyla İlgili Ziyaretçi Yorumları
Bu haberle ilgili henüz hiç ziyaretçi yorumu yazılmamıştır. İlk yorumu yapmak için lütfen buraya tıklayınız...
  Ziyaretçi Yorumu
 
Bu Yazarın Diğer Yazıları