Dinar Haberleri Websitesine Hoşgeldiniz.
GERÇEKTEN BUNU MU İSTİYORUZ?
GERÇEKTEN BUNU MU İSTİYORUZ? Epey oldu. TV kanallarından birinde eşler arasında yarışmaya dayalı bir proğram seyretmiştim. Proğramda her alandan eşler yarışıyordu. Esnafı, okumuşu, okumamışı, üniversite bitirmişi, mühendisi v.s.  Bu proğramı seyrederken yarışmanın el yeteneğine dayanan bölümünde eşlerden birisinin (üniversite bitireninin)  çivi ...
Haber Tarihi : 16-06-2015  

GERÇEKTEN BUNU MU İSTİYORUZ?

Epey oldu. TV kanallarından birinde eşler arasında yarışmaya dayalı bir proğram seyretmiştim. Proğramda her alandan eşler yarışıyordu. Esnafı, okumuşu, okumamışı, üniversite bitirmişi, mühendisi v.s.  Bu proğramı seyrederken yarışmanın el yeteneğine dayanan bölümünde eşlerden birisinin (üniversite bitireninin)  çivi çakmak konusunda ne kadar başarısız olduğunu, çekiçle çiviye vurmak yerine sanki çekici dayayarak çiviyi İTEREK çakmaya çalışmasını hayretler içinde izlemiştim. Çevremdeki diğer gözlemlerimle, bildiklerimle, yaşadıklarımla birleştirip  şu hükmü vermiştim.

-Yazık ediyoruz çocuklarımıza, sınav endeksli bir yarışın dışında hiçbir hedefimizin olmayışı, çocuklarımızın belki iyi okullarda okumasını sağlayabiliyor, ama neye yarar çekiç tutmasını bile bilmedikten sonra. Gerçekten anne babanın isteği bu olamaz...

Bu düşüncemi  sizlerle paylaşmak istemiştim  ama zamana bırakmıştım. Ancak Üstün Dökmen’in aşağıdaki yazısını okuyunca köşemde sizlerle paylaşayım dedim.

İşte Üstün Dökmen’in yazısı; Saygılarımla.

 

BUNU MU İSTİYORSUNUZ?

• Çocuğunuz;
– Varsın, bir çivi bile çakamasın… Ama dersleri iyi olsun.
– Varsın, omuzlarda cenaze taşıyanlara bön bön... baksın… Ama matematiği düzgün olsun.
– Varsın, evin çalan telefonuna cevap veremesin… Ama notları yüksek olsun.
– Varsın, eve gelen misafirlerinizle üç kelime konuşamasın… Ama fen lisesine gitmiş olsun.
– Varsın, ağlayan bir çocuk görünce ona gülsün… Ama sınıfın birincisi olsun.
– Varsın, kendisinin fazladan harçlığı olduğu halde; kantinden simit alamayan çocuklarla alay etsin… Ama öğretmenlerinin gözdesi olsun.
– Varsın, başını okşayıp hatırını soran bir yetişkine dönüp; “ Ya siz nasılsınız efendim…” diyemesin… Ama yabancı dili mükemmel olsun.
– Varsın, oyun arkadaşları olmasın… Ama sınavlarda “on” çeksin.
– Varsın;
– Taziye nedir, bilmesin,
– Başın sağ olsun ne demek, anlamasın,
– Geçmiş olsun kime denir, niçin denir, haberi olmasın,
– Uğurlar olsun, ne anlama gelir farkında olmasın,
– Ama… Karneleri süper olsun.
– Evet… Varsın, tek dostu olmasın… Ama iyi gelir getiren bir mesleği olsun… Öyle mi…
• Bu çocuğu bu hale nasıl mı getirdiniz:
– Bandı üç ay geriye sararak, çocuğunuzla “nelerden ibaret” olan iletişiminizi dinlemek ister misiniz;
– “Oğlum, çıkar üstünü-başını… Doğru derslerinin başına…
– Kızım, öğrenemedin gitti şu işi… Hafta içi sokak-mokak yasak…
– Ne gezmesi… Sen önce ödevlerini bitir.
– Oyun mu? Gelmeyeyim yanına…
– Geçen dönemin berbat karnesini unuttuğumu sanma…
– Birazdan tek tek bakacağım ödevlerine…
– Yavrum, bıktım ama her akşam ders çalış demekten…
– Şu odanın hali ne küçük bey…
– Hayır efendim… Siz de ana-baba olunca her akşam bol bol televizyon izlersiniz…
– Haftaya veli toplantısı var biliyorsun değil mi küçük hanım…
– Çocuklar… Kesin şamatayı da elime sopa almayayım…
• Çocuğunuzla bilmem ama,bu tarzınızla kimseyle iletişim kuramazsınız.
• Mesela, çocuğunuz hakkında şunları hiç merak ettiniz mi:
– Elinin neye yatkın olduğunu,
– Gönlünün neler arzuladığını,
– Dilinin neye uyumlu olduğunu,
– Gözlerinin zevkini,
– Hangi oyunlardan hoşlandığını,
– Neleri “merak” ettiğini,
– Arkadaşları ile en çok hangi oyunları oynadıklarını,
– Hangi oyunlarda başarılı olduğunu,
– Futbolla ilgisini, basketle arasını, satrançla havasını… Hiç merak ettiniz mi acaba.
– Bisiklet sürmeyi öğrenip öğrenmediğini,
– Resim dersiyle ilgisini,
– Müzikle arasını… Hiç mi sormadınız?
• Öyleyse çocuğunuzla:
– Ayağı yere basan bir iletişim kuramazsınız.
– Her sözünüze tepkili olması,
– Lafı ağzınıza tıkaması,
– Bazen de sizi terslemesi,
– Hayallerinizin suya düşmesi… Hep bundandır… Canım kardeşim.


Haberle İlgili Ziyaretçi Yorumları

Yaşar Hocam elinize sağlık

Üniversiteler dahil eğitim yerine bilgi yüklemeden başka birşey olmayan, öğretimle çocuklarımızı kandırıyoruz.

Dünya, 21.yy insanın içerikle değil becerileri ile bir anlam taşıyacağını ifade ederken biz sınavlarla ancak gereksiz şeyleri ezberleten bir anlayışdayız.

Allah sonumuzu hayır etsin!

Selamlar. ( 18-06-2015 / 14:50:55 )

H.fikri Ulusoy

Öncelikle basit gibi görünüp ama çok önemli bi konuya değindiğiniz için teşekkürler hocam.Toplumda ne yazıkki bu tür durumlar çok yaygın.Bir iş üzerine Pratikten çok ezbere gitmeye çalışıyoruz.Haliyle ortaya çok komik durumlar çıkıyor.Burada ailelere çok görev düşüyor.Anne Babalar genelde çocukların bütün ihtiyaçlarını gidermekle onlara iyilik ettiklerini sanıyorlar ama hata yapıyorlar.Haliyle o çocukta hazıra alışıyor.buda sizin değindiğiniz konuya dönüşüyor.Çevremde bu durumdan muzdarip birçok insan var.Biran önce bu duruma el atılması gerektiğini düşünüyorum. ( ESKİ ÖĞRENCİNİZ). Saygılar ( 16-06-2015 / 16:22:25 )

Abdullah Özsoy
  Ziyaretçi Yorumu
 
Bu Bölüme Ait Diğer Haberler